in

AŞK VE SEVGİ

AŞK VE SEVGİ

Aşk nefreti sevgiye dönüştürecek kadar güçlü bir duygudur. Yüzyıllardır bilinen aşk insanın kalbine sığındığında oraya çiçekler açtırır.

Dünya her zamankinden daha güzel gözükmeye başlar. Çiçekler daha güzel kokar, şiirler daha güzel okunur, yemekler daha lezzetli olur, gökyüzü daha parlak gelir.

Tüm duygular dünyamızı güzelleştirirken, aşk diğer yüzünü göstermeye başlarsa, insan o zaman her şeyin bir anda solduğunu fark etmeye başlar. O ince çizgiyi aşan aşklar bu kez sevgiyi nefrete dönüştürmektedir.

İnsanlar üzerinde farklı anlamlar bırakan aşk, dünyayı daha yaşanılır kılmaktadır. Bir annenin bebeğine aşkı, bir öğretmenin öğrencilerine, bir yazarın kitaplarına ve daha birçok şeyin, aşk ile anlam bulması vardır.

Aşk küçümsenemeyecek kadar büyük, unutulamayacak kadar derindir. Aşkına dört elle sarılan insan, ne yaşarsa yaşasın, sonu ayrılık bile olsa aslında kazanmıştır. Çünkü mücadelesi karakterini ön planda tutmuştur.

Aşk ile nice gönüller yanmıştır da nice aşıklar bunları dile getirememistir. Nice şiirler kaleme dökülmüştür. Sevdiğini karşısına alamayan gençler, sazlarını çalarak türküler söylemiştir.

Oysa ne güzel olurdu aşk ile çarpan kalplerini, sevdiklerinin ellerini tutup gözlerine bakarak dile getirselerdi. Aşk cesareti başkadır.

Kalbe sığınan o huzur verici duygu ancak paylaşılınca güç verir.

Selin BASMACI

Yazar Selin BASMACI

Yazar/ Şair Selin Basmacı 1996 yılında Kırklareli ilinin Lüleburgaz ilçesinde doğdu. Beş ferdi olan bir ailenin, ortanca kızı olup, iki tane kız kardeşi vardır. Bir süre Lüleburgaz’ da yaşadıktan sonra babasının işi gereği İstanbul ‘ a gelmek zorunda kaldı ve ilk okul eğitimine Lüleburgaz’ da başladı.
Lise yıllarında yaşadığı bir sakatlık dolayı sınıf tekrarı yapmak zorunda kalan yazar, Daha sonra Şarköy‘de lise hayatını devam ettirme kararı alıp. Şarköy Anadolu Teknik Meslek Lisesinde lisesine kayıt yaptırdı. Hayatının farklı bir geçiş sürecine dönüşen bu değişim, sonrası kimi insan sever konuşamaz. Içine atar kimisi de onun gibi kalem ile kağıtlara sarılır...
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesin de Sivil Havacılık Kabin Hizmetlerini tamamladıktan sonra bir süre hayali olan hosteslik için çabaladı. Ancak çok geçmeden bu hayaline son verip özel sektörde bir yıl muhasebe departmanında görev yaptı. Ama vazgeçemediği o tutku artık hep onunlaydı. YAZMAK… Ve tek bir hayali vardı artık yazar olmak… Muhasebe departmanındaki bu kısa iş hayatı onu yazmaktan asla vazgeçirmedi. Ve Mehmet TOSUN ile karşılaşmasıyla birlikte EHL-İ KELAM-1 ve EHL-İ KELAM-2 derlemeleri ortaya çıktı. Bu antolojilerde bir kaç eseri yer alan yazarın dizeleri okuyucular tarafından fazlasıyla beğenildi. Artık bundan sonrası kendi eserini kaleme almaktı…

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

BAYRAMLAR

DUYGULARIN CİNSİYETİ YOKTUR