in

ATEŞİN GÖLGESİ YOKTUR

ATEŞİN GÖLGESİ YOKTUR

Bu evrende bir toz tanesi olsam da ait olduğum coğrafyaya sığamıyorum. Ben büyümeye devam ettikçe, ömrüme biçilen acılarımda benimle büyüyor ve biz kalbimin yangınında körü körüne yanıyoruz. Ben onu benliğimden koparamıyorum, ki zaten o da içimdeki yerine ihanet etmiyor. Sanki benim bir parçammış gibi benimle yaşıyor. Ben onun her hâline alıştım, o benim yaralı ruhuma alıştı. Hayatım boyunca başıma gelmesinden korktuğum o duygunun esiri oldum. En çok acımı sevmekten korkuyordum, oysa şimdi ondan başka tutunacak dalım yok.

Her defasında; iyi kalbinden, güzel sevdiğinden ve çok önemsediğinden mi kaybeder insan gerçekten? Sevdiğim kadar sevilmem için gülüşlerimi mi karartmam gerekirdi? Hani iyiler her daim kazanırdı… Belki de ben iyi olmak için fazla kötüydüm.

Sevincimin doruklara tırmandığı anlarda umutlarım yarım kaldı. Kimse sormadı asık yüzümden süzülen yaşların sebebini. Sahi; kim, neden umursasın ki yorgun kalbimdeki kırgınlıkları? En çok umursadığım insan bile sezinlemedi sesimdeki çatlaklardan, ne kadar yorgun olduğumu.

Hayatımdan gelmiş geçmiş herkese hak etmediği değeri, kazanamadığı sevgimi verdim. Sadece, bir an olsun sevilmeyi bekledim. Naif bir bakış, güzel bir söz, huzurlu bir ses tonu… Yıllarca, aylarca, haftalarca hatta gecelerce bir nasılsın mesajı bekledim. Önemsenmek istedim. Öylece istemekle yetindim.

Peki ya, ne değişti? Sırtımın orta yerine saplanan o hançer neyi değiştirdi? Hıçkırarak ağladığımı kimseler duymasın diye yastığa gömüldüğüm geceleri bir tek ben biliyorum. Anlamsız vedanın benim hayatımda kaç güneş batırdığını yine bir tek ben biliyorum.

Yalnızlıktan ne kadar çok korktuğumu, konuştuğumda titreyen ses tellerimi, bağıra bağıra susmak zorunda kaldığım cümleleri, yüreğimin hissizleşmesini kimselere anlatamamaktan çok yoruldum. Kendi içimde verdiğim mücadelelerin hepsini ben bildim, ben yaşadım. Kimseden zerre kadar beklentim kalmadı. Çünkü biliyorum ki, yanımda olduğunu söyleyen herkes içimdeki alevi harlayacak. Giden hiç kimse geri dönmeyecek, kalanlar da elbet bir gün gidecek…

Ateşin gölgesi yoktur…

O yüzden, insanın içindeki yangını, dışında kalanlar asla göremez ve bilemez.

Dilan Efsa KANDEMİR

Yazar Dilan Efsa KANDEMİR

2001 yılında Almanya'da doğmuştur. İlkokul öğrenimini Almanya'da tamamladıktan sonra Trabzon'a taşınmıştır. Burada ortaokul ve lise eğitimini almıştır. 2019 yılında Ortahisar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Hemşire Yardımcılığı bölümü mezunudur. Mezuniyetinin hemen ardından yeniden Almanya'ya taşınmıştır. Şuanda ise çocukluğundan gelen sıkıntılarını içerisinde bastırmak için kendini edebiyat, dergi ve kitap alanında geliştirmeyi hedeflemektedir. Gündelik hayatta müzik dinlemeyi, açık havada müzik eşliğinde yeni yazılar yazmayı çok sevmektedir. Yazılar üretmeyi kalpten seviyor, çünkü yargılamadan anlaşıldığı tek şeyin yazılar olduğuna inanıyor. 2022 yılının başında ilk kitabı "Sen G"ittin"i yayımlamıştır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

KADINLAR ÜLKESİ

Silüet Çekim