in

BENEKLİ VE YAVRULARI









BENEKLİ VE YAVRULARI


     Merhaba Ceren, bugün çok önemli bir karar verdim. Artık sana sık sık yazacak, mahallede yaşananlardan haber vereceğim. Yazdıklarımı bu defterde biriktirip bizi ziyarete geldiğin zaman sana hediye edeceğim. Defterde yazılanları okumaya başlamadan sevineceğine eminim çünkü bu defter kırtasiyenin vitrininde gördüğümüz ve kapağındaki resmi çok beğendiğimiz hatıra defteri. Gerçi bu defteri sana hatıra yazmak için alacağım hiç aklıma gelmezdi ama olsun güzel bir amaç için kullanacağım için heyecanlıyım.

     Taşınmanız gerektiğini öğrendiğimiz gün ikimizde çok üzülmüştük ancak ne var ki neredeyse bebekliğimizden beri devam eden arkadaşlığımıza artık uzak mesafelerden devam etmeliydik. Bu şekilde arkadaşlık nasıl olur diye düşünmüştük beraber; ne oyun oynayabilir ne de sohbet edebilirdik. Okul çıkışı birbirimizin evine gidemez hatta yoldan geçerken birbirimizi görüp uzaktan el dahi sallayamazdık. Tüm bunlara rağmen elimizden gelen bir şey yoktu. Kısa zamanda bu fikre alışmaya çalışmış, annenin taşınmak için yaptığı hazırlığa annemle beraber ben de eşlik etmiştim. Hatta seninlekitaplarını ve oyuncaklarını kolilere doldururken bile oyun oynayarak yapmıştık tüm hazırlıkları.

     Kamyonun evin kapısına dayandığı gün eşyalar sırayla kamyona yüklenip, annenle baban sizi yolcu etmeye gelen komşularla vedalaşmaya başladığı zaman sen de onların yanında tek tek komşularla vedalaşıyordun. Sıra annemle babamın yanibenimde olduğum yere gelince neden bilmiyorum birden boğazımda bir ağrı hissettim ve gözlerime taşmak için hücum eden yaşları fark ettim.O an anladım dedemin “boğazım düğümleniyor” sözcüğünün ne anlama geldiğini. Konuşmaya başlar başlamaz akan gözyaşlarının sebebini. Demek insan sevdiklerinden ayrılırken böyle oluyordu. Ben de dedemi seviyordum ama tekrar kavuşma umuduyla evimize dönüyor başka tatillerde yeniden ziyarete gidiyorduk. Belki o sebeptendi dedemden ayrılırken boğazımın onunki gibi düğümlenmeyişi ama en yakın arkadaşımı ilk defa yolcu ediyordum. Konuşmak için ağzımı açamamıştım. Eğer konuşmaya başlasam kesin ağlayacaktım ve beni ayrılırken o şekilde hatırlamanı istememiştim. Oysa sana iyi dileklerde bulunmayı ne çok isterdim, aslında bulundum içimden de geçirdim ama dilime dökemedim.O yüzden sen dahi kimse duymadı. Orada konuşamamış olmamı anlayacağını tahmin ediyorum. Çünkü senin de gözlerin dolmuş ve sen de bir şey söyleyememiştin.

     Siz gideli iki ay oldu, bahar çiçekleri sokak kenarlarını, okul yollarını ve bahçeleri doldurdu. En sevdiğin papatya tacını yaptım, senin için saklayacaktım ama kuruyunca papatyanın yaprakları döküldü ve bozuldu bende onun yerine bir kâğıda çok güzel bir papatya resmi çizdim sonra bu defterin arasına yerleştirdim.

Bütün arkadaşlar seni çok özledik eminim sende bizi özlemişsindir. Burada yaşanan hiçbir şeyi kaçırdığına üzülmeyeceksin emin ol. Sana mahallede yaşananlardan bahsedeceğim. İlk önce Benekli ’den bahsetmek istiyorum. Biliyorsun mahalledeki kedilerden seni en çok seven oydu. Kendisine taşınmanız gerektiği için gittiğinizi anlatmaya çalıştım ama anlattıklarımın ne kadarını anladığını bilemiyorum.Çünkü her gün kapınızın önüne gidip uzun uzun miyavlıyordu. Herhalde zamanla tekrar tekrar gitmeniz gerektiğinden bahsetmiş olmamdan olsa gerek artık kapınızda miyavlamıyor ama yine de oradan her geçişinde kafasını bir defa kaldırıp senin odanın camına bakıyor.

Benekli artık bir anne kedi yaklaşık on gün kadar önce üç tane minicik yavruları oldu. Hepsi de çok şirin Abdullah onlara “Pamuk”, “Şeker” ve “Yumak” isimlerini verdi. Benekli’nin yuva olarak nereyi seçtiğini tahmin bile edemezsin. Bizim binanın bodrum katında kendine bir köşe seçmiş, eski eşyaların arasına yavrularını gizlemiş. Hâlbuki bizim binaya daha önce hiç girmezdi. Bir sabah merdivenlerde ısrarla bir kedi miyavlaması duyuldu, saat daha çok erkendi. Zavallı Benekli bina dışına çıkmak istemiş ama kapı kapalı olduğu için çıkamamış. Bu şekilde miyavlayarak birilerinden yardım istemiş bence doğru olanı yapmış. Sabah namazı için uyanan Osman Amca daha gün ışımadan bu kadar içten miyavlayan bir kedinin derdinin ne olduğunu merak edip dışarı çıkmış. Benekli’nin mahsur kaldığını anlayınca kapıyı açmış. Benekli dışarı çıkınca Osman Amca da evine girmiş. Ne var ki birazdan tekrar miyavlama sesleri duymuş. Yalnız bu defa sesler birden fazla kediye aitmiş. Seslerin geldiği yere giden Osman Amca tahmin edeceğin gibi yavru kedileri görmüş. Zaten duyduğu seslerden bunların yavru kedi olduğunu anlamış. O günden sonra binadan kim Benekli’nin sesini duysa kapıyı açmaya başladı. Kimi zaman da Benekli ve yavruları için süt ya da mama vermeye başladık. Böylece yavrular hızla büyümeye başladılar. Başka zaman sana yine yavrulardan bahsederim şimdi kalkıp akşam yemeği için gitmeliyim. Babam çoktan işten geldi, annem yemeği hazırladı. Artık sana sık sık yazacağım için çok mutluyum. Kendine iyi bak. En yakın arkadaşın Nihal.



Hilal DOĞRU

Yazar Hilal DOĞRU

Hilal DOĞRU , Hataylıdır. Evli , dört çocuk annesi bir ev hanımıdır. Önlisans İlahiyat mezunudur. "Faris'in Kozası", "Bozuk Para" ve "Garip Gezegen Suhan" adında yayınlanmış üç tane çocuk kitabı vardır. "Edebiyat Matinesi" adlı derleme kitapta bir deneme yazısı bulunmaktadır. Ayrıca basım aşamasında olan derleme bir kitapta bir adet çocuk hikayesi vardır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

YIL SONU GÖSTERİSİ

YÜRÜYÜŞ SANCISI