in

BİLİNEN NESNELERİN BİLİNMEYEN DÜNYASI-2

  • Çamaşırcı Kızlar Diyarı

Çok uzak ülkelerden birinde, bütün pencerelerinin önü uzun iplerle dolanmış halde bulunan evler varmış. Bu evlerin içinde birbirinden güzel gelinlik kızlar yaşarmış. Bu güzeller yıkadıkları mis kokulu renkli kumaşları, her tarafı saran iplere dizmek için birbirleriyle yarışırlarmış. Hangi kız çamaşırlarını güzel yıkar, iplerini onlarla donatırsa; yukarıda onlara bakan sarı güneş onların çamaşırlarını kuruturmuş. Çamaşırı kuruyan kız da sevdiği kişiyle evlenmeye hak kazanır, iplere tutuna tutuna onun evine doğru yola çıkarlarmış.

  • Çok Boyutlu Evrenler Mangalı

Farklı ülkeler, farklı gezegenler derken farklı boyutların keşfi de uzun sürmedi. Ama bunlarla iletişim kurmak, eskiden olduğu gibi uzay mekiğine atlayıp başka gezegene gitmek kadar kolay değil tabi. Yine de biz Türkler farklı boyutlardaki kardeşlerimizle bir etkinlik yapmadan duramazdık. Bizim etkinliğimiz de boyut ne olursa olsun mangaldır arkadaş. Ama gel gör ki ne kadar uğraşırsak uğraşalım, her boyutun mangalı farklı bir seviyede kalıp, yan yana gelemedi. Türk’te çare biter mi? Birleştirdik kenarlarını ızgaraların, yaptık çok boyutlu evrenler mangalını.

  • Kibirlilerin Kader Yazgısı

O kadar kibirliyiz ki başımıza her gelen şeyin nedenini dışarda arıyoruz. Oysa öyle değil elbette. Eskiler anlatırlardı, kader yazgısının nasıl olduğunu. Bu öyle bir şeymiş ki bir kafes gibi herkesi içine alır, kaderini belli edermiş. Bunun merkezinden kalan insanlar, tam karşısına bakarsa düz bir gelecek görürken, kafasını sağa solan çevirip durursa bulanık bir geleceğe ağlar, sürekli yukarı ya da aşağı bakarsa da yanıcı güneşten başka bir şey göremezlermiş.

  • Bulaşıklarda Ultra Temizlik Molekülü

Profesör ağır hareketler gözlerini mikroskoptan çekerek diğer meslektaşlarına baktı: “Kardeşlerim kurtulduk.” Bundan sonra evde, mutfakta acı çekmek zorunda kalmayacağız. Ön yıkama denen illet son buldu çok şükür. İşte ultra temizlik molekülü gözlerimizin ucunda. Tel gibi gözüken kısımları kirleri parçalarken, sarı kısımlar da cila atar misali bulaşıklara öyle bir parlaklık verecek ki sormayın.

  • Fakir Kuyumcunun Evlilik Yüzüğü

Bir tutturmuşlar evlilik yüzüğü şatafatlı olmalı diye. Arkadaş dünyada altın rezervi bitmiş, kolay mı öyle alyans yapmak? Günlerdir yırtınıyorum, elimdeki birkaç gram altından yüzük yapacağım diye. Orasını yont, burasını incelt. Delik deşik oldu valla. Neyse ki üzerini sarartmayı akıl ettim de tepeden bakınca o kadar kötü durmuyor. Tabi yandan bakan şeytanlar çıkmaz mı? Çıkar mutlaka. Oysa bilmezler ki bu yandaki boşluklar bu fakir kulun kalbinin, bir yüzük uğruna, geldiği son halidir.

Alperhan BENLİOĞLU

Yazar Alperhan BENLİOĞLU

1984 yılı Ankara doğumludur. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü mezunudur. ASELSAN’da 12 yıl Proje Yöneticisi olarak görev yaptıktan sonra, kariyerini PROWIN Danışmanlık’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak sürdürmektedir. Basılmış çalışmaları aşağıdaki gibidir.

• Luna Yayınları 2. Küçürek Öykü Yarışması Mansiyon Ödülü (Kara Kedi Beni Üzme)
• Luna Yayınları 3. Küçürek Öykü Yarışması Mansiyon Ödülü (Kör Horoz)
• Luna Yayınları Öykü Kumbarası (Kan Bebekleri)
• Luna Yayınları Luna'nın Yolculuğu (Sihirli Midye Macerası)
• Fişek Enstitüsü Çocuk İşçilik Öykü Yarışması Mansiyon Ödülü (Hayat Çırağı)
• Simit, Çay ve Edebiyat Dergisi Şiir Yarışması (Simit Çay ve Üçgen Peynir
İsimli Şiirim Dergide yayımlanmaya hak kazandı)
• Güncel Sanat Dergisi Şiir Yarışması (Hiç Şiirim Güncel Sanat Şiir Kitabında
Yer Almaya Hak Kazandı)
• Sihirli Maceralar Kitabı

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EL YAPIMI OLTA

KIZGIN GÜNEŞ –  PLEİN SOLEİL