in

BİLİNEN NESNELERİN BİLİNMEYEN HİKAYELERİ

BİLİNEN NESNELERİN BİLİNMEYEN HİKAYELERİ

  • Bir Robotun Otopsisi

Baş cerrah, bütün dikkatini masada yatan, çalışma ömrünü tamamlamış robota yöneltti. İtinayla sürdüğü metal kesici neşterle, göğüs kafesini açarak ellerini içine daldırdı.Bir süre kurcaladıktan sonra uzun sayılabilecek bir parça çıkarttı. Asistanı olan diğer robot doktor, heyecanla gözlerini açmış ustasını izliyordu. İşte dedi baş cerrah robot, biz robotların sindirim sisteminin başlangıcı olan geniz ve yemek borumuz.

  • Erkeklere Göz Kilidi

Orta Çağda kimsenin bilmediği bir ülkede, kadınlar gemilere doluşup uzun seferlere gider, erkeklerde evlerinde oturup sakince onları beklerlermiş. Ama ülke kapalı değil ya gelip geçen çok olur diye kadınların aklı kocalarında kalırmış. Bu yüzden onları eğitmek için gençlik yaşlarından başlatarak onlara göz kilidi takalarmış. Bu kilidin uzun kısmı erkeğin omzuna değerken diğer ucu ise gözlerine takılı dururmuş. Ola ki erkek heyecanlanıp birine bakmak için kafasını hızla çevirsin, kilit yavaşça döner gözlerini kapatırmış.

  • Bereket Koşucuları

İnce uzun şerit boyunca, birbirinden sevimli rengarenk evlerin yer aldığı toprakların bereketine inanamaz insan. Yol bitip de tüm bolluğun geldiği o geniş kapıya varıldığında, zenginlik bir musluktan akarcasına bu gizli dünyayı abat edermiş. Oysa kimse bilmezmiş ki bereket koşucuları yolun bitiminde, sağda tarafta yer alan büyük dağın üzerindeki bombeli yolda sürekli koşarak bereket kapılarını açık tutarlarmış.

  • Kalp Ağrısı

Azizim, insanlar eskiden öyle cahillerdi ki bildikleri Karbon, Oksijen, Hidrojen gibi birkaç atomu takip ederek insanlığı çözdüklerini sanıyorlardı. Ya vücudumuz içinde hiçbir şekilde tıbbi bir yöntemle görüntülenemeyen bir organ daha vardıysa? Yıllar sonra ortaya çıktı ki varmış tabi. Aşık olduğunuzda kalbiniz ağrır, ama ne ağrıtır bilmezsiniz. Peki ya o kişiyi gördüğünüzde midenize çöken ağırlığa ne demeli? Ah, ah çok geç keşfedildi ağırlık organımız.

  • Düşman Detektörü

Rahmetli dedem anlatırdı hep, düşmanla yaptıkları çetin mücadeleyi. Onların zamanında şimdiki gibi dost düşman tanımlama sistemleri yok tabi. Onlar da ne yapsınlar bizim fiziksel standartlarımız belli. Yakaladıkları düşmanı oturtup, hemen düşman detektörüne sokarak burnunun kalınlığını ölçerlermiş. Bizimkilerin burnu büyük olduğu için küçük çıkanların düşman olduğu hemen anlaşılırmış. Sonra ne mi olurmuş? Tespit edilen düşman yallah estetik cerrahına, burun büyütme operasyonuna. Ondan sonra o da bizden biri olurmuş tabi.

Alperhan BENLİOĞLU

Yazar Alperhan BENLİOĞLU

1984 yılı Ankara doğumludur. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü mezunudur. ASELSAN’da 12 yıl Proje Yöneticisi olarak görev yaptıktan sonra, kariyerini PROWIN Danışmanlık’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak sürdürmektedir. Basılmış çalışmaları aşağıdaki gibidir.

• Luna Yayınları 2. Küçürek Öykü Yarışması Mansiyon Ödülü (Kara Kedi Beni Üzme)
• Luna Yayınları 3. Küçürek Öykü Yarışması Mansiyon Ödülü (Kör Horoz)
• Luna Yayınları Öykü Kumbarası (Kan Bebekleri)
• Luna Yayınları Luna'nın Yolculuğu (Sihirli Midye Macerası)
• Fişek Enstitüsü Çocuk İşçilik Öykü Yarışması Mansiyon Ödülü (Hayat Çırağı)
• Simit, Çay ve Edebiyat Dergisi Şiir Yarışması (Simit Çay ve Üçgen Peynir
İsimli Şiirim Dergide yayımlanmaya hak kazandı)
• Güncel Sanat Dergisi Şiir Yarışması (Hiç Şiirim Güncel Sanat Şiir Kitabında
Yer Almaya Hak Kazandı)
• Sihirli Maceralar Kitabı

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum

İNSANLIK MAKİNELERE KARŞI

Ne Denir?