in

DİKKAT! BU YAZI SADECE SORULARDAN OLUŞMAKTADIR

DİKKAT! BU YAZI SADECE SORULARDAN OLUŞMAKTADIR

Aslında maviliğiyle övülen denizin mavi olmadığını hatırlayıp hüzünlendin mi hiç? Güzelliğiyle cezbeden çiçeklerin neden dalından koparıldığını anlamlandırabildin mi? Ömür denilen seyirde neleri çok sevdiğini, kimlere canından çok değer verdiğini düşündün mü?  Bu biçtiğin değerler sonucu mavi olmayan deniz mavisi kadar yüceltildin mi? Yoksa bir çiçek gibi dalından koparıp solduruldun mu?

Zaman kavramının karmaşasında kayboldun mu hiç? Yastığa başını koyduğunda, labirent misali bitmek bilmeyen uzun geceler yaşarken bulabildin mi benliğini? Ya da en mutlu anlarında bir saatin nasıl bir saniye kadar hızlı aktığını fark edebildin mi?

Fazla önemsedin mi hiç? Erimesin diye avucunda sımsıkı tuttuğun buzun yavaşça su olmasını engelleyebildin mi? Sahi, solmasın diye gereğinden fazla su verdiğin fesleğenler neden terk ettiler seni?

Peki incilerin özgüvenini anlayabildin mi? Eğer var olmasına olanak sağlayan istiridyeler olmasa onun bir anlamı olamayacağını fark ettin mi? Zaman zaman, seni sen yapan şeyleri arka plana ittin mi? Ya da vakur bir istiridye gibi var ettiğin şeylerden nemalanmadan yaşamını sürdürebildin mi?

Kendine küsmeyi becerebildin mi hiç? O çok acı deneyimlerinde kendini suçlarken aynalara bakmayı kesebildin mi? Yoksa kendine kıyamayıp bir parça ekmek, bir yudum su ile bile olsa ödüllendirdin mi?

Güçlü duygularını ayrıştırmayı başarabildin mi? Sevginin ve nefretin arasında duran tiz notayı bastırabildin mi? Çok sevdiklerinden nefret etmişsindir elbet ama nefret ettiklerini sevebilmeyi becerebildin mi?

Üç yapraklı yoncaya şans verdin mi hiç? Sana şans getirmesini beklemeden, hiçbir çıkar gözetmeksizin onu sulamayı istedin mi? Herkesten berraklık beklerken, önce kendin her şeye saf duygularla yaklaşabildin mi?

Şimdi tüm paragraflara bir göz atalım mı? Peki sen; şeffaf bir denizin kıyısında, hiç dalından koparılmamış çiçekleri izlerken, zamanın karmaşasından saatin ne denli çabuk geçtiğine aldırmayıp en çok kendini önemseyebildin mi? Keyif aldığın bu anda bir inci misali kabuğuna çekilip, kimseden bir şey beklemeden kendinle barışabildin mi? Kendine duyduğun nefreti buz gibi soğutup, tıpkı üç yapraklı bir yonca gibi saf sevgiye şans verebildin mi? Bir yudum ekmek, su gibi muhtaç olunan şefkati, aynada gördüğüne bahşedebildin mi? Kendi labirentinin sonunda fesleğen bahçelerine çıkıp, en çok senin sevmen gereken seni, sahiden tüm berraklığınla sevebildin mi?

Melisa ÇETİN

Yazar Melisa ÇETİN

Melisa Çetin 1992 doğumlu, evli ve bir çocuk annesidir. Yazmaya gönül vermiş sınıf öğretmenidir. Basılı bir romanı bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum

SÜRPRİZ DOLU AĞUSTOS AYINA HAZIR OLUN

İNSAN