in

EV YAPIMI PSİKANALİZ

EV YAPIMI PSİKANALİZ

Toplanın!

-Düzen, nizam, intizam.

-Neden ya bırak dağınık kalsın.

-Yok yahu, kalmasın. Niye kalsın toplayalım. Her şeyi derleyelim, toplayalım. Yazlıklarla kışlıkları ayıralım, fazlalıkları atalım. Her şeyi şöyle güzelce yıkayalım hurçlayıp, bazaların altına koyalım. Rahatladık mı? Oh, tertemiz.

-Niye peki? Bu kadar düzen -nizam-intizam aşkı? Bu her şeyi derleyip toplama çabamızın bir psikolojik sebebi vardır.

-Ohooo ne travmalar yaşadık bilmeden Allah bilir. Ooo travma işine girersek hiç çıkamazsın. Yer gök travma.

-Aman canım amma da abartıyorsunuz her şeyi. Büyüdünüz işte miss gibi.

-Heh, iste anahtar kelime “miss gibi”. Miss gibi büyüdükte ne oldu yani? Özensiz bir çocukluk gibi. Herkes kadar özenli ya da…

-Özensiz demeyelim de yeteri kadar özenli değildi, diyelim.

-Ee ne fark var.

-Var var. Artık böyle. Zihin kandırmacası, kelime oyunları falanlar filanlar. Olumsuz kelimeler yok. Ben bunun böyle olmasını istemiyorum değil de. Ben bunun böyle olmasını seçiyorum gibi. Olumla, olumla… Bal dök yala olacak bak zihin böyle yapınca, pırıl pırıl… Dene bir ya ne olacak.

-Travmadan nerelere geldik ama ya. Olumlama nerden çıktı?

-Dur şimdi çözeceğiz zihinsel süreçteki bilinç dışı unsurları.

 -İşler güçler planlıysa, derli topluysa eşyalar, düzenliyse ev, bark, her şey yolunda bence. Dağınıksa şuradan şuraya gitmem!

-Temizlik için yardıma gelen abla gelmeden evi iyice temizle ki gelene ayıp olmasın.

-Ee zaten gelenin amacı temizlik değil mi? – Olsun!

-Tatile giderken evi iyice bir derle topla ki yolda ölürsün kalırsın falan laf ederler arkandan.

-Öldüm kardeşim ederse etsin.

-Yok etmesin!

-Devreye hoop Elalem ne der sloganı. Slogandır o herkesin alnında yazar. Yahu ne derse desin? Elalem kim ayrıca kaç kişi bu ‘elalem?’ Bitmedi gitti.

          Çocukluktan gelen kodlamalar, kolektif bilinçaltı aktarımı, büyütülme şartları, çevresel koşullar..

Beni yalnız düzen tutkunları anlar. Dağınık bırakamayanlar, mütemadiyen yıkayan, katlayan, yerleştirenler anlar. Hurç diye bir gerçek var lütfen yüzyılın icadı bence.

Kafasının içindeki yüzlerce hurca, ‘elalem ne der kişileri’nden sakladığı binlerce isteği, hayali, hevesi, kalp kırgınlığını, utancı, öfkeyi katlayıp koyanlar burada mı?

Biliyorum buradasınız.

Ne kadar düzenlersek eşyaları zihnimizin içine içine, en derine itelediğimiz, bastırdığımız o şeyleri bulmadıkça rahatlayamayacağımız ortada. Haydi herkes terapiste… Analiz bitti, dağılalım.


Duygu POLAT

Yazar Duygu POLAT

4 Eylül 1988 yılında Edirne'de doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz'da tamamlamıştır. Balıkesir Üniversitesi Pazarlama / Anadolu Üniversitesi işletme bölümlerinden mezun olmuştur.5 yıl Mali Müşavirlik ofisinde çalışmıştır
2015 yılında evlenmiş, 2016 yılında Zeynep Zühra isimli kızı dünyaya gelmiştir. Kızının dünyaya gelişinin ardından Multiple Skleroz (MS) hastalığı ile tanışmıştır. Hayatına giren bu pekte sevimli olmayan ve hayatını
derinden etkileyen bu arkadaş ile iyi geçinmeye çabalarken, hayatını kızı ve ailesi ile birlikte her günü dolu dolu, mutlu ve stressiz bir şekilde yaşamaya çalışmaktadır.@etkinlikana_ isimli
Instagram sayfasında çocuk oyunları içerikleri üretip, kızı ile birlikte okuduğu, keşfettiği kitapları
kitapseverler ile paylaşmaktadır. Annelik yolculuğunda çocuk kitapları ile tekrar yolu kesişmiş, Kızının kitap
okumaya olan ilgisi içinde bir yazma hissi uyandırmıştır.
- Birlikte Yayınlar Kitabevi / Masallar Ülkesi-1 / Balerin Leylek Masalı
- Sıfır Yayınları / Büyüyünce Hatırla / Pembe Dağlar
- Hemera Yayınları / Masal Diyarı / Mızıkçı Sıpa
Projelerinde, öykü ve masalları ile yer almıştır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum

Aşkın Ömrü Var Mı

ÇOCUKLARDAN ÖĞRENECEKLERİMİZ