in

HATIRALAR IŞIĞINDA İNSANLIĞIMIZ

HATIRALAR IŞIĞINDA İNSANLIĞIMIZ

Çok değil az bir zaman önce biz insan odaklı yaşardık, her şey insan için insana göre şekillenirdi. İletişim ve haberleşme imkanları daha zayıftı ama yürek bağımız daha güçlüydü. Her bayram her kandil mektup yazar tebrik kartı gönderir acil durumlarda telgraf çekerdik akrabalarımıza sevdiklerimize. Yazdığımız mektubun, tebrik kartının cevabı gelene kadar eskisini defalarca okur, tebrik kartını evin en görünen yerine asardık gönderene sevgimizin ve bağlılığımızın nişanesi olarak. Teknoloji biraz gelişti, evlerimiz telefonlandı sık sık ardık hal hatır sorduk, köyden şehirden havadisleri hemencecik öğrendik. Sonra nedendir bilmem işlerimiz çoğaldı, yoğunlaştık(!)  aramalarımız azalmaya başladı. Söz uçar yazı kalır ya yazıyla bağladığımız sevgimiz, hürmetimiz, özlemimiz sözle uçtu mu yoksa. Sonra internetten görüntülü görüştük, cep telefonumuz hep yanımızdaydı ama eski tadı kalmamıştı aramaların. Sahi ne olmuştu bize. ‘Yar deyince kalem elden düşüyordu’ elimize kalem almayınca neleri düşürdük.

Komşularımız vardı baba dostları, aile dostları, sıkı arkadaşlarımız vardı. Hele hele gurbette akrabadan önce gelirlerdi. Derdimizi sevincimizi paylaşır, evimizin anahtarını, bir yere giderken çocuklarımızı emanet ederdik. Gözümüz arkada kalmazdı. Yalnız değildik çaresiz değildik, can simidimiz, sığınılacak limanımızdı onlar. Şimdiki gibi aynı apartmanda oturduğumuz insanlarla yabancı değil tüm mahalleyle tanışıktık. Bayramlarda ev atlamadan tanıdık tanımadık herkesin kapısını çalar hayırlı bayramlar der şekerimizi alırdık şeker gibi insanlardan. Beraber güler beraber ağlardık komşumuzun cenazesi varsa radyo, televizyon açmaz hemen taziyeye giderdik.

Çok değil az bir zaman önce bu kadar büyümemişti şehir bu kadar makineleşmemiş bu kadar kirlenmemişti. Biz insan odaklı yaşıyorduk. Mahallemizde sokağımızda kimden ne alacağımızı isim isim bilir isimle çağırır, isimle çağrılırdık. Paramız yoksa değil haysiyetimiz yoksa zorda kalır, aç kalırdık. Esnafla muhabbet eder beraber güler beraber hüzünlenirdik. O zamanlar zincir marketler yoktu, internetten alış veriş yoktu, faturamızı kuyruğa girer elden öderdik sıra bize gelesiye ne meseleler hallederdik bir bilseniz. Sahi alışveriş yaptığımız marketin sahibini kasada duranı selamlamayı hal hatır sormayı nereye sakladık.

Kimlerdi onlar hatırlar mısın, gazetemiz biz uyurken tanımadığımız birileri tarafından balkonumuza atılmaz, kapımıza bırakılmazdı. Sefer Bakkal’dan gazetemizi alır manşeti birlikte yorumlar öyle ayrılırdık, gazete okumanın keyfini yaşardık. Doğal gazımız yoktu, tüpümüzü el arabasına yükler Hasan Bakkalın yolunu tutardık. Ayakkabımızı Dede Bekir Kundura’dan alır, yırtılırsa Kemal Abi’ye yaptırırdık. Berber Sami hiç üşenmez takımlarını alır evimize gelir tıraşımızı en tatlı muhabbet eşliğinde çayımızı içerken yapardı. Bayramlıklarımızı Hoca Mağaza’dan kartsız, kefilsiz, senetsiz, babamızın selamıyla taksitle alırdık. Musluğumuz bozulduğunda Kel Necip’i bulurduk mutlaka. Fahrettin abi vardı ahşaptan oyuncak yapardı; develer katırlar, fırıldak… evimizin önünden geçerken bize de bırakırdı. Paçalı ya da Kirli Süleyman sütümüzü getirir tepsilere mayalanmış yoğurdu elinde zil çalarak satardı. Demirci Hüseyin çocuklarıyla her evin inşaatında bulunur, temelden tavana kadar demirini döşerdi. Laz İhsan beton dökmek için hep hazırdı sanki. Marangoz Mustafa sırasını beklerdi. Evin neresinde kimin alın teri var bilir ve hatırlarını unutmazdık. Komşuların çocuklarının kaçıncı sınıfa gittiğini unutmazdık ki ders kitabı değiştirelim.

Çok değil az bir zaman önce hepimiz birbirimize bağımlıydık, bağlıydık. Şimdi çok geliştik her şey parmaklarımızın ucunda, yerimizden kalkmadan, evimizden çıkmadan her işimizi hallediyoruz. Sahi o bağlar mıydı yüzümüzü güldüren, güven ve huzurla yaşatan…

Cafer Tayyar TAŞYÜREK

Yazar Cafer Tayyar TAŞYÜREK

1969 Eskişehir çifteler doğumludur. İlkokulu Gebze'de, ortaokul ve liseyi İstanbul'da, üniversiteyi Bursa’da okumuştur. 30 senedir öğretmenlik yapmaktadır. Çocuk edebiyatına dair Dua, Ay Çöreği, Yer Gök Muhabbet isimli üç kitabı vardır. Gençlik şiirleri değişik dergilerde yayınlanmaktadır. Çocuk edebiyatına dair instagram da #zihinkutuphanesi adlı sayfam vardır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

HAYDİ GEL

SÖĞÜT AĞACI