in

KADIN

KADIN

Kadın. Bir kelime, beş harf. Türk Dil Kurumu tarafından yapılan tanımı:

“Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi”

olarak yapılır. Fakat tanımlamalar, yakıştırmalar özellikle bizim toplumumuzda elbette bununla kalmaz. En küçüğünden büyüğüne, meslek sahibi olanından-olmayanına, kardeş, eş, sevgili, baba, dayı, hala, amca, teyze, kuzen herkesin ama istinasız herkesin kendinde karışma hakkı bulduğu insandır, kadın.

          Evlenmezsin sorarlar yetmez, evde kalmış muamelesi görürsün. Mesela çocuk doğurmak istemezsin onun içinde her kafadan bir ses çıkar. Kendini bilmezin biri yüzünden başına bir iş gelse, onda da sen kusurlu olursun. Zaten en başından erkek çocukları göklere çıkartılarak büyütülürken; sen eksik olduğun sürekli vurgulanarak büyütülmüş, ve artık büyüdüğünde de bu duygudan kurtulamamışsındır. Sonra gelsin zehirleyen hatta öldüren toksik ilişkiler. Ufacık bir sevgi kırıntısına muhtaç olmalar…

         Halbuki biz kadınlar kimsenin sevgi kırıntısına, bizi onaylamasına muhtaç değiliz. Bu toplumdaki herkes gibi biz de birer bireyiz. Önce kendini sev, ilk aşkını kendinle yaşa. İlk emeğini önce kendine ver. Kim olacağına, nasıl bir insan olacağına kendi hür iradenle karar ver. Ben böyle bildim, böyle büyüdüm, böyle yaptım. Elbette yenildim ama kalkmasını da bildim. Tamda bu düşüncelerle yoğrulduğum bir gün, kitaplığımdaki ajandalardan bir tanesinin içinde “kendime… :)” diye yazdığım bir yazıyı buldum. Fakat ne zaman yazmışım ya da nereden alıntılamışım, bilmiyorum. İçimdeki ‘herkesler okusun’ isteğine engel olamadığım içinde ‘buyrunuz’ diyorum. Tüm kadınlara…

          “Artık kimsenin seninle olmasına ihtiyacın yok çünkü ben artık seninleyim. Daima seninle olacağım. Zorluklar karşısında yılmak yerine, zorlukları aşmayı öğrenen, olabileceğin en sağlam kişiye dönüşmen için doğduğunu bilen, her zorluğun bir öğretiyi sana öğretmek için hayatına geldiğini fark eden, zaferden değil, seferden sorumlu olduğun bir dünyaya doğduğumuzu kabul eden, ahlaklı, erdemli, anlayışlı, sağlam bir bireye dönüşmen için daima yanında olacağım. Ve artık seni sadece ben yetiştireceğim. Bugüne kadar yanlış alışkanlıklar ve davranışlar yükleyen herkesin, her yaşanmışlığın ezberini bünyemden atmana ve kendimi yeniden yapılandırmama yardım edeceğim. Çabalayarak olabileceğim en verimli kişiye dönüşeceğim. Hayat sisteminin huzurunda bana sözüm olsun.”

Seyhan YÖNLÜ

Yazar Seyhan YÖNLÜ

Seyhan Yönlü, 1988 Adana doğumlu. Lisans eğitimini Erciyes Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamlanmıştır. İstediği eğitimi alamaması sebebiyle Çağ Üniversitesindeki yüksek lisans eğitimini yarıda bırakmış öğretmenliğe başlamıştır. Hareketliliği ve yeniliği sevmesi onun özel sektörde çalışmasına neden olmuştur. Halende devam etmektedir. Çağdaş dönem edebiyat, psikoloji ve feminizm üzerine okumalar, araştırmalar yapmaktadır.Ayrıca;
Imperial College London   Coaching Skills for Learner-Centred Conversations
Differentiated Teaching – Oxford
Yaratıcı Yazarlık Eğitimi- İstanbul Üniversitesi
Eğitimleri almıştır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İSTANBUL’DA ÇOCUKLA GEZİLECEK YERLER

GİT