in

KRAVAT İĞNESİ

KRAVAT İĞNESİ

Havada hafif bir esinti. Üşütmeyeninden. Denize karşı bir bankta oturuyorum. Bir yanda dalga sesleri, bir yanda martılar. Kendi hallerinde. Denizi bu kadar çok sevmem gözlerinden mi acaba diye aklımdan geçirirken o da karşıdan geliyordu. Ne de güzel salınıyor öyle…

Oturuverdi yamacıma, aldım yüzünü ellerimin arasına, öptüm doyasıya. Sanki uzun yıllar görmemiş gibi, hasret gideriyormuşçasına. Hâlbuki daha dün görüşmüştük. Çok güzel be. İnsan gözlerine bakarak huzur bulur mu? Gözlerine her baktığında sevdiği manzaraya bakıyormuş gibi hisseder mi? Denizin seslerini gözlerinden duyabiliyorum. Tuttum ellerinden buz gibiydi. Tamam, hava biraz serindi ama öyle üşüyecek kadar da değildi. Yüzünün sarardığını da anlayamayışım gözlerine bakmaktan. Onu beklerken martılara attığım simitlerden kalan parçalarla girdik yakınlardaki bir çay ocağına. Alışkındı o bu duruma. Yarım simitleri görünce ondandı tepkisizliği. Oturduk. Çaylarımızı yudumlarken birden elinde, özenle hazırlanmış kutuyu uzattı.

  • Bu senin için. Doğum günün kutlu olsun dedi.
  • Doğum günüm mü? Bugün mü?Diye cevapladım.

İnsan doğduğu günü unutur mu? Unuturdum işte. Özel günleri hep o hatırlardı, hep ben unuturdum. Ama o bu durumuma da alışkındı. O yüzdendi sesinin çıkmayışı. Bir kere bile isyan etmedi. Nasıl başarıyordu bu kadar sakin kalabilmeyi? Gözlerinde mi acaba?

Açtım kutuyu özenle.

  • Kravat iğnesi? Ama biliyorsun…
  • Evet, “ben hiç kravat takmam ki” diyeceksin.
  • Al işte biliyorsun. Beni benden daha iyi tanıyorsun. Hiç kravat takmam ki iğnesi olsun.
  • Yakışacağını düşündüm.
  • Valla ben bu saçma şeyi düğünümüzde bile takmam!

Bir yandan düğünümüz dediğim için gözlerinin parladığını görmüş, bir yandan da bu kadar sakin kalabilmeyi başaran kızın ilk defa gözlerinin içindeki hırçın dalgaları hissetmiştim.

  • Ama hep boynumda urgan varmış gibi hissederim düğün dernekte olsa takmam sen buna şahitsin üstelik.
  • Evet, ama bir gün takacaksın biliyorum dediğinde ayağa kalkmış tuvalete doğru hafif sallanarak ilerliyordu. Sinirden diye düşündüğüm sırada  geçmişe gittim bir an.

İşe başladığım ilk gündü. Rahat, spor şeyler giyerek gitmiştim işe. Şaşkın bakışlar eşliğinde masama oturdum. Önce ne olduğunu anlayamadım. Tüm gözler baştan aşağıya beni süzüyordu. Buranın geleneği herhâlde diye düşündüm. Ta ki başkan odamıza girene kadar. Başkanla göz göze gelince; memur olduğumu hatırlattı bana. Düzgün çalışmaktan daha önemli belli kurallar vardı belli ki. Kravat. Şarttı. Sürekli uyarılmak benim için rutin hale gelmişti. Pes etmedim. Delidir ne yapsa yeridir diyerek onlar pes etti, uyarmaktan vazgeçtiler. Artık kabullenmişlerdi. O da kabullenmişti aslında. Ama yine de almıştı işte.

Ambulansın acı siren sesleriydi düşüncelerimi bölen.

İnsanın en kısa zamanı aynı zamanda nasıl en uzun zamanı olabiliyordu o zaman anlamıştım. Bu konuyu daha iki, üç gün önce konuşmuşken insan nasıl bilebilirdi onu gömdüğümde üzerine toprak atarken o kravatın sallanıp iğnesinin de hemen yanına düşeceğini.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

15 Yorum

  1. Edacığım hayatımda tanıdığım en renkli kişiliklerden birisin ve beni sürekli şaşırtıyorsun. Yazında da tıpkı hayatında olduğu gibi yine şaşırttın. Hiç beklemediğim bir son çıkardın karşıma.Harika bir anlatım ve ingeleme olmuş,seni çok ama çok tebrik ediyorum.Yazılarının devamını bekliyorum.

  2. Kısacık bir öykünün içine ancak bu kadar çok şey sığdırılabilir.Çok beğendim duygusu yoğun anlatımı sade ve içten.Bu yolda güzel yerlere ulaşacağına inancım sonsuz.Tebrik ederim.

  3. Hikayeyi anlatış biçimin, betimlemelerin harika. Cinsiyetsiz başlangıç, insanı birkaç defa şaşırtanbilen akış ve kalbe dokunan son. Kısacık hikayeye tüm bunları sığdırabilmişsin. Yeni yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum.

  4. Güçlü kaleminle yüreğinin hassaslığı birleşince ne kadar akıcı bir hikaye olmuş.Emeğine, yüreğine sağlık canım Edam kalemini hiç bırakma başarıların daim olsun en iyilerini hak ediyorsun🌺

  5. Renkli kişiliği ile hayatımın en büyük şanslarından birisin.
    Bir hikaye ancak bu kadar hissederek okunabilirdi.
    Tebrik ederim,umuyorum ki yeni başarılara durmadan imza atacaksın..
    Tüm kalbim seninle….

BELKİ ÖZLERSİN

SENİN YANINDA