in

LETHE

LETHE

İnsanın izbe yanları, tenhalığı, karanlığı; insanın bilinmez yanlarına tezat bilge yanları.

Bu gece ay ışığı önündeki nehre vurduğunda, kimsesizliğinin yansımasını görüyordu nehirde. Kemikleri öyle belirginleşmiş, derisi öyle ince hal almıştı ki ruhundaki karanlık bedeninden beslenmişti. Gündüz dışarı çıktığında sırıtıyordu sevgisizliği. Gece onun için tüm karanlığının oksijeniydi. Çocukken gecekondunun bahçesinde ayaklarından ağaca bağlanıp sabaha kadar orada öylece sallandıktan sonra korkularından arınmış, çocukluğundan arınmış ve yetişkin oldukça insanlığından arınmış. Her yanında mor halkalara rağmen ağlamamış, kaybetmiş organını. Sol yanında boş bir kutu varmış, kalbinin olduğu yerde çöp kutusuna dönen. 10 yaşında işe girmiş koca koca adamlar… neyse işte çocukluğundan arınmış. Bunları kimse bilmez, görmez bunları kimse gerçek korkutucu, yakıcı, iç bunaltıcı insanlık gerçeğe hazır değil.

Rahatsız bir gece bugün. Yokluğun gecesi. Olmamışlığın, hiç sevilmemişlerin gecesi. Zorbaların hüküm sürdüğü, kurbanın bol olduğu senelerden biri, ay cansız bedenler, gün adaletsizlik, saat gözbebeklerinde yaşam inancı yitirilen binler. Sevilmediği için bir kadının kan lekeleri var ellerinde. Erkekliğini korumak için hiç ağlamamış, erkekliğini korumak için öldürmüş, kadın öldü, erkekliği kurtuldu. Nehre inip ellerini yıkıyor, yıkayınca arındı, yıkanınca her şey tertemiz oldu. Tek bir nokta kan kalmadı. Elleri arındı, ortada delil de yok, delil yoksa suç da yok. Kim olduğunu hatırlıyor, elleri kızıldan aktıkça kurtuluyor ondan, alıyor tekrar erkekliğini kutsuyor onu yüzüne takıyor.  Gömleğindeki lekeler onurunun lekeleri. Allah affetsin diyor, kurtardım namusumu. Haklıyor kendini, aklıyor kendini. Yarın güzel bir takım elbise alacak kravatını da elbisesine uyduracak. Mahkeme salonunda erkekliğini konuşturacak, kesinlikle bir beyefendi gibi davranmalı. Hepsinin hesabını yapmıştı kafasında… Elleri cebinde, insanlığı üstünden çıkmış bir şekilde ilerliyor. Kafasının içinde bir ses bütün çatışmalarını yatıştırıyordu. Kalabalığın sesiydi bu. Haklıydı, öfkelendi, tahrik edildi, kızdırıldı, etek giymişti, gece sokaktaydı”

Nehrin etrafında tur atmaya devam ederken irkildi birden. Nehrin içinden sesler geliyordu. Nehre dönüp baktığında; sadece ayın ışığının vurduğu aydınlık dışında kapkaranlık olan nehir birden aydınlanmaya, köpürmeye ve yükselmeye başladı. Nehir adeta kusuyordu. Yuttuklarını, unuttuklarını, sindirdiklerini ağzından köpürcükler saçarak hepsini kusuyordu. Öldürülen ve nehirde temizlenerek ortadan kaldırılan tüm kadın siluetleri tek tek kendini gösteriyor, her biri nehrin bir yerinden çıkıp ayağa kalkıyordu.

Lethe Yunan mitolojisinde bir nehrin adı. Efsaneye göre bu nehrin suyundan içenler geçmişte olanları unutuyormuş. Nehir insana unutmanın huzurunu verirken bir yandan kendini de unutmasına neden olurmuş.

Unutmamalı …

Pınar DİNÇATA

Yazar Pınar DİNÇATA

Pınar DİNÇATA , 11 Şubat 1989 Ankara doğumludur. Sakarya Üniversitesi Fen/
Edebiyat fakültesinde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü okurken eşzamanlı pedagojik formasyon eğitimi almıştır. Çeşitli dergilerde öykülerim ve şiirlerim yayımlanmıştır. Mavi Sakallar Ülkesinde Şahmaran Pulları adında ki şiir dosyası basım aşamasındadır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

SEVGİ VE DEĞER

ÇOCUKLAR İÇİN FELSEFE NEDİR?