in

ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR

ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR

KÜNYE

Yayınevi: YKY

Orijinal Adı : The Catcher in the Rye

Kitabın Adı  : ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR

Yazarı : J. D. SALİNGER

Çevirmen: Coşkun YERLİ

Sayfa Sayısı  :234

Hedef Kitle: Gençlik/Ergenlik/Özgürlükçü Duygular

“Çavdar Tarlasında Çocuklar” Amerikalı Yazar J.D Salinger’in ilk kitabıdır. “Gönülçelen” ismiyle de Türkçeye çevrilmiştir. Kitabın yayınlandığı dönem ve koşullar itibariyle, Amerika’nın içinde bulunduğu derin buhran ve savaştan çıkmış toplumun hayatın amacını keşfetme arayışları her satıra yansımıştır.

Kahramanımız Holden karakteri 1940’lı yıllarda gençlikten yetişkinliğe adım atmakta olan New Yorklu genç bir adamdır. Eğitimli ve varlıklı bir ailenin çocuğudur. Buna karşın gittiği yatılı okullarda dikiş tutturamamaktadır. Son gittiği okuldan da kovulunca, hayatındaki tüm insanları, aile ve okul gibi sistemleri sorguladığı bir dönemine tanık oluruz.

Yazar, alışık olduğumuz tarzda bir olay örgüsü içinde ve giriş, gelişme, sonuç düzleminde bir kurgu yapmaktan çok, Holden’ın hayatının önemli bir bölümündeki belli bir zaman kesitine bakarak “bilinç akışı tekniği” ile eseri kaleme almış ve bu suretle bütün bir toplumu okuyucuya göstermeye çalışmıştır.

1951’de Amerika’da yayınlanan kitap, farklı cinsel eğilimlerin serbestçe ifade edilmesi, kurumsallaşmış geleneksel yapılara eleştirel bakışları ve ana karakterin argoya varan kaba konuşma tarzı nedeniyle ve ahlaka aykırı öğeler içerdiği gerekçesi ile yasaklanmıştır. 1971’de liselerde tekrar okutulmaya başlandığında ise, bu defa da komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yeniden yasaklanmıştır.

Kıyafeti, konuşma tarzı, ters taktığı şapkası ve tavırları ile gelenekçiliğe ve daha çok da insanların iki yüzlü yanlarına isyan eden ve bu suretle kendini arayan Holden, herkesi ve her şeyi sahte bulmaktadır. Sahici olduğunu düşündüğü tek insan olan kardeşi ise ölmüştür. Holden’ın okuldan kaçarak ne yapacağını bilmeden hareket ettiği üç günün sonunda hikaye, Holden’ın psikolojik olarak kendini iyi hissetmemesi sebebiyle bir doktordan yardım almayı düşünmesi ve sonbaharda okula tekrar dönmeye karar vermesi ile son bulur.

Hayatı sorgulayan bu genç adam, sadece hayatındaki diğer insanların iç dünyalarını ve iki yüzlü, yapmacık yanlarını değil, kendi hata ve zaaflarını da örtbas etmeden anlatarak, gerçek insan karakterlerini gözler önüne sermektedir.

Kitabın bu sahici dilinin, etkileyici olduğu çok açıktır. Ancak, kitabın yasaklanması ve yazarın gizemli bir hayat sürüyor olması da kitabı bazı Avrupa ülkelerinde ve özellikle Amerika’da hızla çok satan ve aranan kitaplar arasına sokmuştur.

Günümüzde Dünya genelinde günlük altı yüz elli bin kopyası satılan kitabın yazarı bu kadar popüler olmasından ve basının ilgisinden o kadar rahatsız olmuştur ki şehir hayatını bırakıp bir köyde gözlerden uzak inzivaya çekilmiştir. Hiçbir gazete ve dergiye röportaj vermemesi hem kitapla hem de yazarı ile ilgili soru işaretlerini büyütmüş ve kitabın etkisini çoğaltmıştır. Suikaste kurban giden Amerikan Başkanı John F. Kennedy ve ünlü müzik topluluğu Beatles’in solisti John Lenon’ın suikastçilerinin de bu kitaba hayran oldukları bilgisi basında paylaşılınca kitaba olan ilgi daha da artar.

Popülaritesinin giderek artması sebebiyle filme çekilmek istenir ancak yazar, Holden karakterini kendisi oynamak konusunda ısrar edince ve yaşı itibariyle bu karakteri oynamaya uygun olmadığı söylenince film projesi hayata geçirilemez.

Dili basit ve eğlencelidir. Ana karakter Holden’ın iç dünyası, hiçbir sansüre uğramadan açığa vurulan içsel bir konuşma olarak kaleme alınmıştır. Bu yönüyle, eleştirmenler tarafından bizdeki Tutunamayanlar’a karşılık geldiği değerlendirilir.

Yazarın eseri kaleme aldığı dönem, İkinci Dünya Savaş’ı sonrasına denk gelir. Amerikan gençliği duygusal bir savrulmanın eşiğinde, büyük bir toplumsal dönüşümün içindedir. İnsanlık bir yandan savaşın korkunç sonuçlarıyla yüzleşmiş, yüzünü sanayiye ve teknolojiye çevirip uzaya çıkmaya çalışmakta, bir yandan hala değişmekte direnerek, geleneksel yapılara tutunmaya çalışmaktadır.

Holden kimseyi umursamayan bir “asi gençlik” profili çizmeye çalışsa da hayalini kurduğu işi anlatırken, “çavdar tarlasında durup uçuruma doğru koşan çocukları yakalamak” istediğini söylerken esasen içinde bulunduğu topluma karşı ne kadar duyarlı olduğunu ve sorumluluk hissettiğini dile getirmektedir. Öte yandan bu ifade, genç bir adamın, savaş sonrası Amerikan toplumunu, rotasını kaybetmiş ve belirsizliğe doğru hareket eden bir toplum olarak gördüğünü de bize anlatır.

Tam da bu yönüyle kitap Amerika’da olağanüstü bir ilgiyle karşılanmış, öte yandan bu durum yasaklanması için de en büyük gerekçelerden biri olmuştur. Bilinen tarihin her döneminde yönetenlerin, çoğunlukla toplumun gerisinde kalması, toplumsal değişimleri fark etmede ve uyum sağlamada gecikmesi, farklılıklardan ve değişimden korkması gibi tepkiler, bu tip popüler kitapların  önce yasaklaması, ardından da kaçınılmaz olarak serbest bırakılıp çığ gibi büyümesine sebep olmuştur.


Çavdar Tarlasında Çocuklar eseri de bu tarihi gerçekliği haklı çıkararak, geçen yüzyıldan bu yüzyıla uzanır ve hem kendi dönemine hem de tarih boyunca yaşanan benzer değişim ve dönüşüm sancılarına bir projeksiyon tutar.

Jerome David SALINGER (1919-2010)

Çavdar Tarlasında Çocukların ana karakteri Holden, JD Salinger’ın hayatı ile büyük benzerlikler taşımaktadır. Salinger da Holden gibi yatılı okullarda okumuş ve çok sayıda okul değiştirmek zorunda kalmıştır. Askeri okul ve daha sonra zihinsel engelliler öğretmenliği eğitimi yarım kalmıştır. Bir süre babasıyla birlikte çalışmayı da deneyen Salinger annesinin yönlendirilmesi ile yaratıcı yazarlık eğitimi almaya başlamıştır. Yazdığı öyküler bir süre yayınlasa da savaş başlayınca yazarlık süreci sekteye uğramıştır. Orduya katılır. Cephede ve Nazi kamplarında tanık oldukları onu oldukça sarsar. Savaş sonrasında tekrar yazmaya başlar. İlk romanı Çavdar Tarlasında Çocuklar; 1945-1946 yılları arasında önce parça parça, 1951 yılında ise bütün olarak yayınlanır. Ordudaki görevi bittikten sonra yaptığı evliliğinden bir kızı oluyor. Ancak yazarın New York’tan ayrılıp münzevi bir hayat sürmek istemesi evliliğini sürdürmesini zorlaştırır ve tüm sosyal hayatını etkiler. Başka roman yazmayan Salinger öykü ve novellalar yazmaya devam eder. Gençlik, Muz Balığı İçin Mükemmel Bir Gün, Dokuz Öykü, Franny ve Zooey, Yükseltin Tavan Kirişini gibi öyküleri New Yorker’da yayınlanır 1965 yılından sonra kitaplarının yayınlamasına izin vermeyen yazar, bundan sonraki eserlerini kendisi için yazacağını açıklar. 2010 yılında öldüğünde ise pek çok basılmamış eseri bulunmuştur.

*Bilinç akışı tekniği: Yazarın karakterin kafasındaki düşünce sürecini hiçbir kaygı yada bir düşünce sıralaması olmadan geldiği gibi aktardığı, böylece karakterin ruh halini ve yaşananları daha gerçekçi bir şekilde ele aldığı tekniktir.

Semra AKSOY

Yazar Semra AKSOY

Semra AKSOY, 1974 yılında Dinar’da doğdu. Doğduğu toprakların büyüsünden mi bilinmez, edebiyata ve tarihe ilgi duydu. Okuma yazma öğrendiğinden beri de, hep okuyup yazdı. Yolu Hukuk Fakültesine düşünce, bu defa adaletin ve yasaların gözünden bakmaya başladı hayata. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra büyük bir kurumsal şirkette ve daha sonra da kendi ofisinde sürdürdüğü 20 yıllık meslek hayatı boyunca da işi gücü okuyup yazmaktı. Mesleği ona kendini yazılı ve sözlü ifade etme yeteneği ve gücü verdi. Ayrıca kişiliğine paha biçilmez bir özgüven de kattı.
Öteden beri, kitaplara ve sosyal konulara olan ilgisi nedeniyle; Edebiyat, Tarih, Arkeoloji, Antropoloji, Dinler Tarihi, Siyaset, Felsefe, Sosyoloji ve Psikoloji gibi sosyal bilim alanlarında okuduklarına, Uzay-Zaman, Fizik, Ekolojik Sistemler ve Doğa Bilimlerini de ekledi. Giderek artan Bilimkurgu/Fantastik, Ütopya/Distopya, Ezoterik, Spritüel ve Metafizik konulara olan merakı da bunlara ilave olunca, dolan küpü en nihayetinde taştı ve İkinci Adam Yayınevi tarafından yayınlanan kitabı “TEK ZAMAN”2022 yılının ilk günlerinde fantastik severlerle buluştu.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GİTTİM GÖRDÜM YURDUMU

EL YAPIMI OLTA