in

KEKEMELER İÇİN ÖNERİLER

KİTAP DEĞERLENDİRME

Künye

Eser Adı: Kekemeler için öneriler

Yazar: Kolektif

Çeviri Editörü: Doç. Dr. Maviş Emel KULAK KAYIKCI

Yayınevi: Detay Yayıncılık

Sayfa Sayısı: 185

Tür / Hedef Kitle: Konuşma bozukluğu olan bireyler

Bu kitabın farkı, içeriği oluşturan ya da ortaya çıkaran insanların tamamının kekeme oluşu ve bu durumlarının farkına varıp azimkâr bir gayretle hayata sımsıkı tutunan, kekemelik problemiyle başarılı bir şekilde mücadele etmiş, bunun için yoğun çaba harcamış ve tüm bireylere katkıda bulunma özgüvenine sahip kişilerden oluşmasıdır.

Kitap içindeki makale sahiplerinin bazıları konuşma bozukluğu ile ilgili kurumlarda, üniversitelerde bölüm başkanı, öğretim üyesi, bazılarının ise kekemelik ile ilgili merkezlerde, kliniklerde görev yapan ehil insanlar olması asıl itibariyle kitabın amacının farkını ortaya koymaktadır.

Kitabın yazarlarından Lon L. Emerick bir çocukluk hatırasında der ki; Ailemle birlikte bir tren yolculuğu yaparken gri saçlı yaşlı kibar bir kondüktör benim yanımda durdu ve ineceğim yeri sordu. Defalarca prova ettiğim “Detroit” sözcüğünü söylemek için ağzımı açtığımda, ağzımdan çıkan tek şey sessiz bir mırıldanma idi; boğazımdaki korkutucu kasılmayı, sessizliği kurabilmek için karın kaslarımı zorla içime çektim. Yaşlı adam çift camlı gözlükleriyle benim göz seviyeme kadar inip bana bakarak, başını salladı ve sade bir gülümsemeyle “Evet genç adam ya kendini ifade et ya da kargo olarak yoluna devam et” dedi. Ve bu hatıradan sonra yazarımızın her günü, kondüktörün kısa ve özlü ile hayatını değiştirmişti. Yaşlı adam kesinlikle, haklıydı.

Evet, dediğim gibi, bu kolektif eser bunun gibi hatıralarla baş başa kalan, öncesinde kekeme olan sonrasında da dil konuşma terapisti olup insanların hayatlarına dokunan bireyler tarafından yazılmıştır.

Neden hayatınızın, kekemeliğin zaman takvimine göre işlemesine izin verin ki. İnsan isterse gerçekten inanırsa, içinde bulunduğu durumu gayet objektif bir şekilde analiz ederse, gayretle çalışırsa üstesinden gelemeyeceği bir sorun var mıdır? Tabii ki, hayır!!!

Unutmayın kitabımız hatta yazarlarımız der ki; “Uzun süreli iyileşme için, geçici rahatsızlığa hatta dayanılmaz acılara dayanmalısınız.” Evet, çok zahmetli, çok gayret gerektiriyor. İşin içinde rezil olma duygusu ile bağlantı birçok psikolojik duvar mevcut. Lakin uzun süreli iyileşme için bu savaş verilmelidir. Bu harp sahasına, bu balta girmemiş ormanlara girmek, sonucu görmeye bu iç huzuru edinmeye değer.

Tabii önce şunu bilmek lazım ” Bir alışkanlığı kırmak için, basmakalıp doğasını değiştirmeniz gerekir. ” Bu durum uzun süredir artık sistematik çalışan bir makina hâli almıştır. Çevrenizin vermiş olduğu tepkiler, sizin blok vs. Konuşmada yaşadığınız o korku, kaygı, endişe, düşünceler hatta empati yapmasını bilmeyen alaycı akran zorbalıkları gibi bir çok etken sizi bu sistemin için de köle olarak tutmaktadır. Öncelikle bu sistemin içinden çıkabilmek için dirayetli bir karar vermek en acil ilaçların başında gelir.

Durumu kabullenmek, içsel olarak sakinleşmek ise aşamalardan sadece biridir. Hayatımıza eşlik eden bu değişmeyen arkadaşa rağmen başarılı ve dolu bir hayat sürdürmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu durum bizi hiçbir şeyden, hiçbir ortamdan alıkoymamalı. Alıkoyuyorsa şayet maça yenik bir kafayla çıkmak demek anlamına geliyor ki bu durumda her zaman kaygı dolu dakikalarımızın devamına delalettir.

Yazarlarımızdan Margaret Rainey, ” Çok önceleri, kekemeliğimi kamufle etmeye çalıştıkça daha çok kekemeliğimi fark ettim.” demiştir.

Çünkü kamufle etmek demek bir kekeme için buzdağının altını hiçbir geminin görmesini istememek ya da biriken tozu halının altına süpürmek anlamlarını taşımaktadır. Hâlbuki insan kendi kendini kabullenme davranışı içerisine girmiş olsa ki başarıyı bir kere tüm bedeniyle tatsa başarının başarıyı getireceğini her daim zihninde tutacaktır.

Hugo H. Gregory ise ” İstemli olarak kekelediğim zaman eskisi kadar korkmadığımı fark ettim.” der. Kendi kendimizi kabul ettiğimiz zaman emin olun önümüzdeki dert diye gördüğümüz ufak tefek psikolojik korkuların hiçbir tanesi bizi etkilemeyecektir.

Bu kitap birçok kekemelik durumu hakkında bilgi ve teknik sunmaktadır. Lakin öncelikle istekli olmanın önemini şiddetle altını çizerek bizlere hatırlatmaktadır.

Konuşmanın özgürlüğü önce istekle başlar sonra da hareketlere yansır.

Zihinsel olarak özgürlüğe ulaşmanın sırrı ise sizi prangalarla bağlayan korkularınızın karşısında özgüvenli dimdik durmaktan geçer…

Bu güzel kolektif eserin çeviri editörü olan Doç. Dr. Maviş Emel KULAK KAYIKCI hocama teşekkür ediyorum.

Vesselam… Saygılarımla…

Salih Ekrem KARA

Yazar Salih Ekrem KARA

Salih Kara. İstanbul doğumlu olup, 34 yaşındadır. Eskişehir Anadolu Üniversitesi işletme ve ilahiyat mezunudur. İstanbul Üniversitesi / Çocuk Gelişimi ve eğitimi bölümüne lisans öğrencisi olarak devam etmektedir. . Diyanet İşleri Başkanlığında görev yapmaktadır. Çocuk gelişimi, değerler eğitimi, özgüven ve hata, geleceğe yönelik meslek hayalleri üzerine gençler ve çocuklarla online/yüz yüze muhabbetler gerçekleştirip şehir içi, şehir dışı ziyaretler yapmaktadır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

MİSAFİR

AVLANMAK VE UNUTULMAK