in

KIZGIN GÜNEŞ –  PLEİN SOLEİL

Kızgın Güneş, pek çok kişinin ismini hatırlayacağı, Patricia Highsmith‘in kitabından uyarlanan, Yetenekli Bay Ripley filminin, 1960 Fransatalya ortak yapımı, ilk versiyonudur. Filmin başrollerinde bir dönemi kasıp kavuran ünlü aktör Alain Delon ile Fransız şarkıcı Marie Laforet yer alıyor. Filmin 7.7 gibi iyi bir IMDB puanı ile psikolojik gerilim türünde olduğunu da belirterek sohbetimize başlamak isterim.

Filmimiz ABD’li zengin bir iş adamının, İtalya’da sorumsuz ve şımarık bir hayat süren oğlu Philippe Greenleaf’i geri getirmek için, oğlunun küçüklüğünden beri tanıdığı, yanlarında çalışan Tom Ripley’i görevlendirmesiyle başlıyor. Tom eğer şımarık Philippe’i geri dönmeye ikna ederse 5000$’lık ödülün de sahibi olabilecektir.

Buraya kadar ki kısım okuyan herkesin kafasında karakterlerin muhtemel davranışları ile ilgili bir fikir oluşturmuş olmalı. Philippe’in Tom’a eziyet etmesi, sevgilisi Marge’a kötü davranması sorunlu zengin şımarık profiliyle uyumlu ilerliyor. Marge’ın da her şeye rağmen Philippe’den kopamaması, Tom’un Marge’a karşı hisleriyle birlikte durumu daha da çıkmaza sokmaktadır. Tom’un Philippe’ karşı duyduğu haset, onun kıyafetlerini giyip aynaya bakarak onun gibi davrandığı bir sahnede iyice gün yüzüne çıkmaktadır. Ayrıca filmin başında Philippe’in Tom için söylediği, “o her şeyi taklit edebilir” repliği aslında akışta olacaklarla ilgili oldukça ipucu vermekte.

Filmi izlerken iki şey üzerinde duygularım yoğunlaştı. Bunlardan ilki babalığın verdiği iç güdüyle akran zorbalığına uğrayan çocuklar oldu. Çevresindekilerle yaşadığı uyumsuzluktan dolayı zorbalığa uğrayan çocukların sayısı azımsanmayacak kadar çok. Amerika için bir istatistik vermek gerekirse her gün 160.000 çocuk zorbalığa maruz kalacağı korkusuyla okula gitmek istememekte ya da gitmemekte. Düşündüğüm diğer konu ise “eğer ben birinin yerine geçmek istesem bu kim olurdu?” sorusu oldu. Burada vaktini ayırıp yazımı okuyanlara sormak isterim. “Eğer siz birinin yerine geçmek isteseniz bu kim olurdu?” Diğer bir sorum ise  “Hafızanızı kaybedip dışardan birinin kısa bir özetlemesiyle kendi hayatınıza kaldığınız yerden devam edecek olsanız hayatınızla ilgili ne düşünürdünüz?

Birkaç ek bilgi ile yazımı sonlandırıp herkese sinema ve okuma dolu günler dilerim.

Film sonrası Alain Delon uluslararası bir üne kavuşmuştur ve film ise 1962 yılında “en iyi yabancı film” dalında “Edgar Allan Poe ödülü” almıştır.

Filmin sloganı ise şu şekildedir: “İhtiras saat onda, kıskançlık on birde, cinayet öğlen vakti”.

Alperhan BENLİOĞLU

Yazar Alperhan BENLİOĞLU

1984 yılı Ankara doğumludur. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü mezunudur. ASELSAN’da 12 yıl Proje Yöneticisi olarak görev yaptıktan sonra, kariyerini PROWIN Danışmanlık’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak sürdürmektedir. Basılmış çalışmaları aşağıdaki gibidir.

• Luna Yayınları 2. Küçürek Öykü Yarışması Mansiyon Ödülü (Kara Kedi Beni Üzme)
• Luna Yayınları 3. Küçürek Öykü Yarışması Mansiyon Ödülü (Kör Horoz)
• Luna Yayınları Öykü Kumbarası (Kan Bebekleri)
• Luna Yayınları Luna'nın Yolculuğu (Sihirli Midye Macerası)
• Fişek Enstitüsü Çocuk İşçilik Öykü Yarışması Mansiyon Ödülü (Hayat Çırağı)
• Simit, Çay ve Edebiyat Dergisi Şiir Yarışması (Simit Çay ve Üçgen Peynir
İsimli Şiirim Dergide yayımlanmaya hak kazandı)
• Güncel Sanat Dergisi Şiir Yarışması (Hiç Şiirim Güncel Sanat Şiir Kitabında
Yer Almaya Hak Kazandı)
• Sihirli Maceralar Kitabı

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BİLİNEN NESNELERİN BİLİNMEYEN DÜNYASI-2

BEYAZ YAKALI