in

Anne Ben Büyüyünce Prenses Olacağım

Anne Ben Büyüyünce Prenses Olacağım

Şimdi sana bir gerçeği söyleyeceğim. Yavaşça koltuğa otur, o elindeki tableti bırak, izlediğin prensesi
kapat!

Sen prenses değilsin!

İzlenilen filmler falan… Herkes mi prenses be kardeşim? Kız çocukları prenses olmak zorunda mı? Kız
çocuk tütü müdür? Yürüyen tül müdür?

Etek midir? Elbise midir? Pembe midir kız çocuğu?

Mesela prenses konseptli doğum günleri neden var? Ne aşılıyoruz bilmeden bu çocuklara biz?

Yapmadım, yapmayı da düşünmüyorum derken kızçem büyüdü. Her davet edildiğimiz doğum
gününde herkes Pamuk Prenses, Elsa, Sindirella… Ee çocuk şimdi kendine konsept seçemiyor, o acaba
hangi prenses olsa kendi doğum gününde?

Arkadaşları sıra sıra prensese dönüşürken o eksik mi kalsın? Kalsın kardeşim kalsın; ama kalamıyor?
Bu prensesçilik akımı dipsiz bir kuyu gibi içine içine çekiyor bizi.
Yapmayın, etmeyin. Biz kraliyet ailesi değiliz. Yok evde bir kral, kraliçe. Yurdum insanıyız biz. Senin
baban Sivaslı kızım. Sen prenses olamazsın.

Sivas’ın Polat Hanedanından Prenses 1.Zeynep.

Oldu mu?

Birinin bu gerçekleri söylemesi gerekiyor gibi hissettim ve söylüyorum. Herkesin oğlu prens, herkesin
kızı prenses. Öyle mi gerçekten? Evet, herkesin çocuğu çok kıymetli elbette. Sevelim, değer verelim.
Doğum günüyse mesele kutlarız hiç sorun değil. Giyiniriz tertemiz, alırız ortaya bir tane çikolatalı
pasta, dikeriz mumumuzu, üfleriz gerekirse; ama tatmin eder mi? Asla! Toplum olarak düştük bir kere
o konsept doğum günü çukuruna.

Yapmazsak konsepti, sevgimiz falan sorgulanır maazallah!

En küçük normal davranışları bile büyük olaymış gibi alkışlanan, abartılan, övülen bu çocukları; bütün
eşyaları, giysileri, çantaları da ‘prenses rengi’ olarak kabul edilen pembenin türlü tonlarında, tüller,tütüler içerisinde süslerken, baştan aşağı pembeler giyinen küçük prenses, anne-babasına her
dediğini yaptırma becerisine sahip kapris, naz ve gözyaşı, yumağından ibaret bir çocuğa dönüşüyor.

Psikolog Fazilet Seyidoğlu’na göre, ‘prenses sendromu’ yaşayan bu çocuklar yuvaya veya ilkokula
başlayınca yaşıtlarıyla eşit muamele görmeyi kabullenemiyor. Sorumluluk almadan, hayatın olumsuz
ve zor şartlarını öğrenmeden büyüyen genç kızların evlilik ve aile sorumluluğunu taşımaları da zor
oluyor. Zor olur tabi. Kız çocuklar ile ilgili basmakalıp cinsiyet fikirleri pembe renkli tütü elbiseler ile
empoze ediliyor. Bir siyah sever olarak çok rahatsızım.

Ben, kız çocuklarının zayıf rol modellerden ya da kadın tiplerinden ve romantik ilişkilerin bulunduğu
hikâyelerden korumaya çalışan taraftayım. Prenses olup sizi bir prensin kurtarmaya geleceği falan yok
yani. Çocukların topluma karışıp, sosyalleşme zamanı geldiğinde bu ‘prensesçilik’ akımı ile başa
çıkmak oldukça zorlaşıyor, kendimden biliyorum; çünkü şu an gelecek doğum günü için prenses
seçme aşamasındayız. Bakalım hangi talihli prenses kazanacak?

Renkler güzeldir, derdim renklerle ile değil.

Animasyon da seviyorum, izlemesi de keyifli eyvallah.

Lakin kız çocuklarına kırılgan, savunmasız, nazik, mükemmeliyetçi roller biçilmesine karşıyım.

Her şey dozunda.

Yetişkin olduğunda güçlü, kendi işini kendi halledebilen, sorumluluk alabilen, hakkını yedirmeyen,
susmayan ve karşı cinsi tarafından kurtarılmayı beklemeyen kız çocuklar yetiştirmek için yeni nesil
anne-babaları şapkalarını önlerine alıp bu konuyu düşünmeye davet ediyorum.

Duygu POLAT

Yazar Duygu POLAT

4 Eylül 1988 yılında Edirne'de doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz'da tamamlamıştır. Balıkesir Üniversitesi Pazarlama / Anadolu Üniversitesi işletme bölümlerinden mezun olmuştur.5 yıl Mali Müşavirlik ofisinde çalışmıştır
2015 yılında evlenmiş, 2016 yılında Zeynep Zühra isimli kızı dünyaya gelmiştir. Kızının dünyaya gelişinin ardından Multiple Skleroz (MS) hastalığı ile tanışmıştır. Hayatına giren bu pekte sevimli olmayan ve hayatını
derinden etkileyen bu arkadaş ile iyi geçinmeye çabalarken, hayatını kızı ve ailesi ile birlikte her günü dolu dolu, mutlu ve stressiz bir şekilde yaşamaya çalışmaktadır.@etkinlikana_ isimli
Instagram sayfasında çocuk oyunları içerikleri üretip, kızı ile birlikte okuduğu, keşfettiği kitapları
kitapseverler ile paylaşmaktadır. Annelik yolculuğunda çocuk kitapları ile tekrar yolu kesişmiş, Kızının kitap
okumaya olan ilgisi içinde bir yazma hissi uyandırmıştır.
- Birlikte Yayınlar Kitabevi / Masallar Ülkesi-1 / Balerin Leylek Masalı
- Sıfır Yayınları / Büyüyünce Hatırla / Pembe Dağlar
- Hemera Yayınları / Masal Diyarı / Mızıkçı Sıpa
Projelerinde, öykü ve masalları ile yer almıştır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum

Kelebeklerin Dansı

BAZI İNSANLAR, BAZEN İNSANLAR