in

BAZI İNSANLAR, BAZEN İNSANLAR

BAZI İNSANLAR, BAZEN İNSANLAR

Hayatımızda varoluş sürecinden itibaren birçok insan tanır ve birden çok yüze tanık oluruz. Her yeni insan, yepyeni bir dünyadır kendi nezdinde. O insana, insani olarak tüm değer yargılarımız ile koşarız.

Sevgi, saygı, merhamet, yardımlaşma, dayanışma ve türevde daha birçok duyguların yükü.

Değer nedir: Bir şeyin gerekliliğini, önemini belirlemeye yarayan saymaca ölçü.

Değerli nedir: Değeri olan ya da değeri yüksek olan.

İki kelimenin de ortak yönlerini baz alarak yorumlayacak olsanız nasıl bir cümle oluşur zihninizde?  

Değer = ölçü

Değerli = yüksek olan

Küçük bir soru cümlesi ile sizlere o kapıyı aralayayım. İki kelime de bakıldığı zaman miktar ve ölçü bildiriyor az ya da çok, eksik veya fazla. Öyle ise bizler karşımızdaki kişiye ölçülü olarak mı değer veriyoruz yoksa ölçütlü olarak mı değerli kılıyoruz? Bunu bir düşünelim. 

Karşılıklı olarak insanların bir arada olduğu sosyopolitik merkezi bir çevrede, gerek iş gerek ise bulunduğu konum itibariyle birçok kişi ile karşılaşırız. En basitinden tanıdım dediğiniz insanları bile aslında hiç tanıyamamış olmanız üstüne bir de dün başka yanan bugün başka sönen dillerin dilsizliği tetikler içinizdeki vicdan kırıntısını. Bazen bir kitap okumak, yeni bir insan tanımaktan daha cazip gelir. Kafanızı o kitaptan kaldırdığınızda yaşanılan o boşluk hissi. Okuyanlar bilir ve şu anda eminim ki bir gülücük belirdi yüzlerinde. Neden mi? Çünkü her kitapta yeni bir kahraman ile bütünleşir okur ve kafasını kitaptan ayırıp çevresine bir baktığında yaşadığı anın, nefes hacminin ölçüsünü bile hesaplar. Sonuçta bir kitap, bir kahraman deriz; lakin görülmeyen bir gerçek ki o kahraman bir yazarın kaleminden kağıdına düşen düşünce kişiliğidir. 

Kişilik demiş iken biraz bu konuda da konuşalım.

Mesela kişilik doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı oluşur?  

Kişilik: Kişiye, insana yakışacak tutum ve davranış. Hepimizin bu konuda eminim ki kendine münhasır birçok cevabı vardır. Bana kalır ise kişilik sonradan gelir evvelinde kişi vardır. Bir insanın kişiliği yaşadığı birçok durumdan etkilenir. Yaşadığı travma, hastalık, kaza gibi pek çok örnekleme yapılabilinir. Psikoloji doğrultusunda değişen düşünce, insan kişiliğinde de değişime sebebiyet gösterecektir.

Başlıkta bir cümle yer alıyordu hatırladınız mı?

“BAZI İNSANLAR, BAZEN İNSANLAR”

Bazı insanları anlamak oldukça kolaydır; çünkü sana sen gibi gelir, sana seni yansıtır. Bazen insanları anlamak gerçekten zordur; çünkü dün çiçeğe sarı demiştir bugün pembe…

İnsanların, insanoğlundan öğrenecek çok şeyi var aslında.

F. Scott Fitzgerald’ında dediği gibi

“Kendi değer yargılarımıza aykırı bulduğumuz şeyleri, yeni bir bakış açısından görmek insanı her zaman üzüyordu.”

O yüzden iyisi mi bazı insanlar bazen insanlar demeyi unutmayın.

Sevgi ve sağlıcakla.

Şüra AKGÜNEŞ

Yazar Şüra AKGÜNEŞ

12.01.1993 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. İlkokul, Lise, Üniversite hayatını İstanbul'da tamamlamıştır. Nişantaşı Üniversitesi Dış Ticaret bölümünü okurken, aynı zamanda bir firmada ön muhasebe üzerine çalışmaya başlamıştır. Kpss denemesinden sonra, istediği yer olmadığı için kısa bir dönem ara vermiştir. Ardından Anadolu Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık bölümüne başlamıştır. Sonrasın da Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünü okumuştur. Ardından Özel Eğitim Uzman Eğitici ve Aile Danışmanlığı yetkisi almış, branş eğitimlerimi tamamlamıştır. Okumayı ,araştırmayı aynı zamanda öğrenmeyi ve bilgiyi seven bir yapıda olduğu için birçok konferans sempozyum seminerlere katılmıştır. Çocuk Edebiyatı , Çocuk Felsefesi ( p4c) eğitimlerini bitirdikten sonra Çocuk Kitabı Yazarlığı eğitimini tamamlamıştır. Aynı zamanda Vantrolog olarak her çocuğun yanağında çukurluk oluşturmayı başarmıştır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum

Anne Ben Büyüyünce Prenses Olacağım

HAYATA MOLA