in

“Emeğine sağlık!” Cimrileri

“Emeğine sağlık!” Cimrileri

Kozmopolit şehirlerin, sert rüzgârlarda, sağa sola savrulan saç telleri gibiyiz, son zamanlarda. Bir değil beş işi aynı anda; -ayranlarını, dürümleriyle eş zamanlı bitirmeyi becerdikleri gibi- bitirebiliyor hale geldi zatlar. Ayaklar helyum edasında şişse de giyilen ihtişamlı topuklar, uykusuz kalınacağı bilinse de bitirilmek üzere alınan binlerce ek dosyalar, natürellik yellerinin zerre esmediği şark-i konuşmalar, yorgunluktan çöken müjgânın ev sahiplerine rağmen sürmelenmiş “ay beni beğensin” ler ile günü sonlandırmamakta ısrarcı olanlar… Lar lar ve daha binlerce ler ler.

Sizce de küçük atomik benliklerimize fazlaca ütopik yüklenmiyor muyuz? EVET! Peki ya ne oldu bu karavan hayalleri ile büyüyüp keyf-i sefaya çıkanlara, bir bahçe molasında ciğerlere çekilen o yasemin kokularına, verilen bir yudum su karşılığında gösterdiğimiz “ellerine sağlık” nezaketine ya da avrupai olmasa da nüktelerle doldurulmuş, acelesiz hoş muhabbetlerimize, hafta sonları yaptığımız kısırsız döngü aktivitelerine, falan filan. Üzülüyorum arkadaş! Bunca yorgunluğa karşı yükselemeyen insanlar görüyorum. Saçlarının beyazının çoğunu insana harcayıp, insan gibi bir hayat yaşayamayanlara içerliyorum. Dahası yasak elma misali ağızlardan sürgün yemiş ‘teşekkürler veya emeğine sağlıklar’ görüyorum. Yolda yol verdiğim amcanın “sen geç be densiz!” dermişçesine ellerini savuşturmasına şahit oluyorum. Gökdelenlerin üzerine yerleşmiş sayısız kara sakallı akbabalar lakin altlarında sönüp giden, tükenen ölümlüler görüyorum. Hasta diye utana sıkıla patronunu arayıp müsaade isteyen bitkin bedenler biliyorum. Onlarca emek karşısında dillerde bir ‘emeğine sağlık’ özrü türediğini hissediyorum.

Bizler, doğuştan,  sevgiyi, emeğe saygıyı ve tatlı kelamları, DNA’larımıza zimmetlemiş olarak varsaymalıydık. Bu huysuzluk niye! Bu karşılıksız kalan yorgunluklar, himmetler niye? Ruhları Joker ’leşmiş, mimik tanımı yerini bulsun diye yapılan sahte gülümsemeler niye? Oysa teşekkürlerin, iyi ki varsınların, emeğine sağlıkların vergisi veya cezası yok arkadaşlar. Korkmadan kullanın isterim; farazi merdivenimizin en alt basamağındaki emekçime, ortasında bulunan yüreklime , en tepede bulunan altın benekli, zirve kelebeklerine de… Bu sözlerin cimrisi olmayın. Çünkü hayat,  zamanla söyleyemediklerinizi, söyleme çabasına girdiğiniz bir anda, size verdiği vaktinden cimrilik yapabilir… Geç kalmayın!

Rima Merve AÇIKBAŞ

Yazar Rima Merve AÇIKBAŞ

Rima Merve Güney, Suudi Arabistan doğumlu olup Adana'da yaşamaktadır.İngilizce öğretmenidir. Farklı konular hakkında duygu ve düşüncelerini metinlere dökmeye gönül vermiştir.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

SAHİPSİZ ÇOCUKLAR

HERKES ŞARKI SÖYLEMELİ