in

Etiketlenen Çocuklar

Etiketlenen Çocuklar

Her çocuk bir bireydir. Farklı karakteristik özelliklerle dünyaya gelir ve kendi kişilik özelliklerini taşır. Kimi sakin bir yapıya sahip, kimisi oldukça meraklı, kimi çok güler yüzlü kimi ise çok hareketlidir. Dünyada birçok farklı rengin barınması gibi insanoğlunun da her biri farklı özelliklere sahiptir ve dünyamızı renklendirir. Çocuklarımızda doğuştan var olan fıtrat dediğimiz özellikler onların kişiliği, var oluş sebebi, birey olmalarına araç olan temel yapı taşlarıdır aslında. Fakat ebeveynler çocuklarının var olan özelliklerini reddediyor ve sürekli onların bu yapılarına müdahale ediyorlar. Çocuğu sakin olan ebeveyn: “neden bu kadar sakin” diye dertlenirken toplum olarak “aman çok pısırık” etiketini yapıştırıveriyoruz. Diğer yandan çocuğu hareketli bir ebeveyn çok yorulduğundan bahsederken onun çocuğuna da “haylaz” etiketini çıkartıyoruz heybemizden.

Çocuk hasta, halsiz olsa “huysuz, nazlı”, biraz ağlasa “aksi”, meraklı olsa “yaramaz”, hareketli olsa “hiperaktif”, korksa kendini kollasa “korkak” etiketlerini söyleyiveriyoruz hemen.

Bazen dönemsel özellikler çocuğun kişilik özelliği gibi algılanır. Toplum olarak bunları da hemen etiketlemek için hazırda bekliyoruz fakat, 2 yaşında olup inatçı olmayan çocuk var mıdır? Eğer çocuğunuz normalde olduğundan daha fazla aksi, hareketli, öfkeli ya da sinirli ise çocuğu etiketlemeden önce onu bu davranışa iten temel nedeni bulmak gerekir. Çünkü etiketlenen çocuk, anlaşılmadığı için kendini değersiz hisseder. Çocuk ona verilen etiketi içselleştirirse eğer kendini “huysuz, aksi, korkak…” olarak tanımlayabilir. Eğer çevrenizde “yaramaz” olarak etiketlenen bir çocuk varsa herhangi bir olumsuz durumda suçlu her zaman odur, hata her zaman o çocuğundur. Neden, nasıl diye sorgulamayız bile. Okulda arkadaşları arasında, evde kardeşleri arasında bu çocuklar her zaman suçludur. Bir süre sonra çocuğumuz farklı bir çocukla tartışmaya girse ailesi olarak nedenini sorgulamayız bile; çünkü artık bizim içinde suçlu hazırdır.

Sevgili ebeveynler, çocuklarınız onları etiketlediğinizde kendilerini anlamadığınızı hissettikleri için daha hırçın bireylere dönüşebilirler. Zamanla kendini ifade edemediğini hisseden çocuk içine kapanır kaldı ki bu durum ilerleyen yaşlarda kişilik bozukluklarına bile sebep olabilir.

Anneler babalar çocuklarına güvenmeyi öğrenmelidir. Çocuklar davranışları ile aslında size ihtiyaçlarını gösterirler. Eğer çocuğunuz gün içinde huysuzsa yorgun ya da uykusu gelmiş olabilir. Aksilik yapıyorsa ilgi bekliyor olabilir, hareketli ise deneyimlemek, yeni şeyler öğrenmek istiyor olabilir. Çocuğun yaşantısından yola çıkarak çocuğun vermek istediği mesajı en iyi onu tanıyan ailesi çözebilir. Çocuklarınızı tanıyıp onların davranışları arkasında yatan nedenini bilirseniz etiketlerin arkasına saklanmak yerine problemi çözmeye yönelirsiniz.

Çocuğunuza olabildiğinden fazla anlam yüklemek yerine onun şu anki karakterine, yapabildiklerine odaklanırsanız, zamanla yapabildiklerinin üzerine daha çok ekleyebileceğine eminim. Şimdi yapamadıklarını bir kenara bırakın, çocuğunuzu hazır kalıplara sokmak yerine bırakın yara almadan çocukluğunu tamamlasın.

Tuğçe ARACI

Yazar Tuğçe ARACI

Tuğçe ARACI , 1999/ Afyonkarahisar doğumludur. ilkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Afyonkarahisar ‘ da tamamlamıştır. Özel eğitim ve okulöncesi alanlarında staj eğitimi almıştır. Selçuk Üniversitesi SHMYO çocuk gelişimi mezunudur.İstanbul üniversitesi Auzef - çocuk gelişimi Lisans eğitimi almaktadır.DPÜ/SEM Otizmde duyu bütünleme, çocukta masal anlatıcılığı ve resim analizi, çocuklarda davranış problemleri çözümleme eğitimlerini tamamlamıştır. Eğitimi desteklemek ve insanlara yardımcı olabilmek adına çocuk gelişimi alanındaki bilgilerini ve evde uygulanabilecek örnek etkinlikleri @otekilervecocuklar sosyal medya hesabı üzerinden takipçileri ile paylaşmaktadır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

BİR MESAJ İLE DEĞİŞEN KADER: TCG KOCATEPE

Trajik Bir Aşk Hikayesi