in

NUMEROLOJİYLE SAYILARIN İNANILMAZ GİZEMİ

NUMEROLOJİYLE SAYILARIN İNANILMAZ GİZEMİ

İnsanlık için çok önemli, insanlık tarihi kadar eski, ancak çoğu kişinin henüz farkında olmadığı bir bilim dalıdır numeroloji. Kullandığı yöntemlerle, bilime ve tarihe birçok katkı sağlar. Matematikle de çok ilgilidir. Bir titreşimler bilimidir aynı zamanda. 

Araştırmalarıma göre, evrende ve dünyada yaşanılan her olay, geçmişten geleceğe uzanan planlı bir bütünlük takip ediyor. Evren bir bütün ve biz de bu bütüne ait parçalar olduğumuz için, parçanın başına gelen bütünü de etkiliyor. Buna bir nevi “kelebek etkisi” de diyebiliriz.

Düşünün bir kez, hiçbir şey durağan değil yaşamda. Her şey hareket halinde. Ama sıradan ve rastgele bir hareket değil bu. Hayattaki her şey, yukarıdan ve aşağıdan, etrafından ya da içeriden, hızlı ya da yavaş ama mutlaka belirli ve kendine özgü bir tempoda işliyor. İnsanların şans ya da tesadüf diyerek geçiştirdikleri birçok olay, aslında planlı ve programlı bir sebep-sonuç ilişkisiyle ilerliyor. 

Numerolojide, isim ve soy ismimize, doğum tarihimize bakılarak, kendimize ait pek çok gizli gerçeğe ulaşabiliriz. Sadece kendimizle ilgili değil, arkadaşlarımız, ailemizle ilgili gözlemlerde de bulunabilir, dünya tarihi ve siyasi olaylara değin birçok sırlı gerçeğe de ulaşabiliriz.

Hayatımızı etkileyen “çember” ve “zirve” sayılarını bularak, çocukluk ve gençlikte, orta ve son yaşlarda, başımıza ne türden olaylar gelebileceğini ve bunlara karşı nasıl davranırsak üstesinden gelinebileceğini görürüz. “ruh güdüsü” ve “ifade sayısı” ile, bize uygun insanları ve dostları, hatta bize uygun ülke ve mekanları seçebilir ya da mevcut ortamlarımızın bize iyi gelip gelmediğini öğrenebiliriz. 

“Hareketsiz benlik” sayılarımızla, başkasının gözü önünde değilken nasıl olduğumuzu ve gizli isteklerimizi fark edebilir, hayat yolu sayımızla bize uygun ve başarı getirebilecek meslekleri seçebiliriz. Eksik sayılarımız olan “karmik öğreti”lerimizle, ancak bunların farkına varabilirsek eğer, zorlu deneyimlerin üstesinden gelebiliriz. Aksi takdirde, hayat bize karmik yoksunluklarımızı, niye olduğunu anlayamadığımız zorluklarla bize yaşatmak durumunda kalabilir.

Sadece bunlarla sınırlı değildir numerolojinin ilgi alanı. Kişisel gün, ay ve yıllarımızda nasıl davranmalıyız? Örneğin günümüz bizden 2 olmamızı beklerken, biz 1 gibi davranırsak, beklemediğimiz engel ve handikaplarla karşılaşabilir ya da fırsatların üzerinden görmeden geçebiliriz. 

Peki evrensel ya da kişisel gün, ay ve yıllarımızla uyum içinde miyiz? Ya da evrensel zamanlarda ülkemiz ve dünyamızda neler beklenebilir? Evlilik, aşk ve dostluk, iş hayatı uyumları için karşılaştırılması gereken uyumlama sayıları, sayıların sembolizmdeki anlamları ve elementlerle ilgileri, kendimizi ifade safhaları, harflerin sezgisel, duygusal ya da zihinsel analizleri, doğduğumuz güne ait özellikler…

Burada ilk açılışını yaptığım yazımın devamında, sizlerle “kişisel ve evrensel ay, yıl ve gün” sayımızı hesaplayacağız. 

Tekrar görüşmek dileğiyle. Sevgiyle kalın…

Nilüfer AKPINAR

Yazar Nilüfer AKPINAR

İstanbul Üniversitesi İktisat mezunu ve Anadolu Üniversitesi Tarih mezunudur. Tarihe, arkeolojiye, sosyolojiye, psikolojiye, resim ve numerolojiye özel ilgisi vardır. Keşfetmeyi, yeni şeyler öğrenmeyi, araştırmayı ve kitapları çok seviyor. Hobi olarak yağlı boya tablolar yapıyor. Ayrıca tiyatroyla aktif olarak ilgilenmekte ve sahnelenmiş bir oyunu bulunuyor. Şu an bir kitap yazma projesi üzerinde çalışıyor. Kendini sürekli geliştirmek, yazar olmak ve okuyuculara yeni ufuklar açmak amacındadır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum

YETERİNCE YETENEKLİ DEĞİL MİYİM?

SORU SORMA ÇEŞİTLERİ