in ,

Yazın Müjdesi Bahar Hoşgeldin

Merhaba değerli okurlar bugün sizlerle “BAHAR” dan bahsetmek istiyorum. Zevkle okursunuz ve güzel yorumlarınızı bekliyorum.

YAZIN MÜJDESİ BAHAR HOŞGELDİN

Bugün size Yazın başlangıcı olan Baharın bize sunduğu olumlu olumsuz yanlarını elimden geldiğince anlatacağım.

Bilindiği gibi yazın özellikle çiftçimizin mahsulünün bol olmasıbirlikte barajlardaki su seviyesinin yükselmesi için baharla beraber yağışların bol olması gerekli. Böyle olunca doğada yaşayan dostlarımızla birlikte biz insanların su ihtiyaçlarının karşılanması bakımından doğanın tabiatına uygun bir döngü oluşması gerekli. Kimi çevreler,yağışlardan şikâyet ederek, aşırı yağışların çevresel tahribat verdiğini düşündüklerinden yağışları gereksiz görse deson Ukrayna Rusya çatışmasında anlaşıldı ki çiftçinin daha fazla üretime katkı sunması gerektiği görülmüştür.Bu süreç üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Kalkınma hamlesinin olabilmesi için dışa bağımlı kalmadan üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Bu vesileyle hayvancılık ve tarımda bağımlı olduğumuz dış ülkelerin gerisinde kalmadan “BAHARIN”gelmesini iyi değerlendirerek canla başla tarımsal üretim başta olmak üzere hayvancılık konusunda çiftçiyi desteklemek ve teşvik etmek gerekli.

Diğer bir konu ise, kuraklığın dünya-dünya üzerinde bulunan tüm mahlukat açısında kötü olduğu biliciyle yağışların bol olması ve heyelan sel baskını çığ gibi olumsuzlukların oluşmaması için bol bol dua edeceğiz.

Gelelim asıl konumuz olan “BAHAR” bildiğimiz gibi yazın başlangıcı olarak bilinir, bu vesileyle baharın gelmesiyle birlikte göçmen kuşları sıcak iklimlerin olduğu ülkelere göç ederek, kendilerine yeni yuvalar ve yerleşim yerleri ararlar. Ama, tabiatın haşarı çocukları olan biz insanlar buna müsaade edersek! İhtiyaçları olmadığı halde doğada yaşamını sürdürmek isteyen bu savunmasız dostlarımızı avlamak ve katletmek için uzun çaba sarf eden insanoğlu hırsının ve doymak bilmeyen nefsinin esiri olan bizler yüzünden, doğada yaşayan özellikle uçan dostlarımızın yok olması sebebiyle, bugün kene denen yaratık insanlar için korkulu bir rüya halini aldı. Halla ne uyaran var nede uyarıldıkları halde uyarıları dikkate alanlar var. Bitmek bilmeyen ihtiras ve hırs insanlarda ne yazıkki acıma duygusunu bitirmiş vaziyette.

Baharın insanlar üzerindeki etkisi; baharın gelmesi hepimiz için yeni bir hayal kapısının açılması demek. Kimi yapacağı işleri genişletmek yazın daha fazla yatırıma yönelmek ister; kimi yazın gideceği tatil yerlerini keşfetmek için planlar yapar; kimisi baharla beraber yaz tatilini geçirmek için memleketine giderek bir aylık iznini sıla hasretini gidermek ve sevdiği eş dostu ve akrabasıyla hasbihal etmek isteyebilir. Kimi oğlunu kızının düğününü yapmak ve mürüvvetlerini görmek için düğün hazırlıkları içine girmenin planlarına girebilirsiniz.

İşte tam burada şuna dikkat etmek gerekir. Biz insanların bir karar alırken bazen fevri çıkışlar yapabiliyoruz, buda bizi hata yapmaya itebilir. Çünkü insanlar doğaları gereği çok fazla hata yapmaya müsait Tanrının yaratığı en garip mahluğu.

Eğer gaflete düşmek ve hata yapmak istemiyorsanız sadece Baharın tadını çıkarın. Çıkan çiğdemleri dağlardan mantar toplamayı hayal edin. Hatta yakın zamanda açacak olan iğde ağaçlarında etrafınıza yayılan kokusunu bol bol içinize çekerek ciğerlerinizi bol oksijenle doldurarak depolayın. Kros dağ gezileri için planlar yapın ve az yiyerek yaza fit girmeye gayret edin; yoksa yazın fazla kilolarınızla beraber kalp spazmı geçirmemeniz kaçınılmaz olur. Maazallah bunu kimse istemez sanırım.

Not: tatil planı yaparken bütçenizi iyi hesaplayın tatilden döndükten sonra of ya bu parayı nasıl kazanıp ödeyeceğim derdine düşmeyin. 

Saygılarımı sunarken sizlere şimdiden iyi tatiller dilerim.


Davut İZOL

Yazar Davut İZOL

Davut İZOL 01.06.1968 Şereflikoçhisar doğumludur.Kamudan Topograf olarak emekli olmuştur.15.08.2017 yılında geçirmiş olduğu rahatsızlık neticesinde sağ kolu ve sağ ayağında felç neticesinde hasar kalmıştır.Şuan %83 engelli raporuyla hayatını idame etmektedir.
Yaşadığı bu talihsiz durum neticesinde kendisi gibi engelli dostlarını bulmuş. Onların yaşadıklarını , toplumun yanlış bakış açısını daha net görmüştür.
Bu vesileyle yazmış olduğu sosyal mesajlar veren, özellikle kişisel gelişim üzerine insanların hayatlarını nasıl yön vermeleri gerektiği ve özellikle Engelli Dostlarımız başta olmak üzere yaşlıların artık ülkemizdeki genç nesil tarafından kendileri sanki bir engellilik durumuna veya hiç yaşlanmayacaklarmış gibi lakayt ve saygısızlık sergilemelerini konu aldığı “İÇİMDEKİ YALNIZLIĞIM” kitabında açık bir dille dile getirmiştir.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

PENCERE/KADİR DAN

Frekans