in

YEPYENİ BİR HİKAYE BAŞLASIN

YEPYENİ BİR HİKAYE BAŞLASIN

Son yazımdan beridir umarım hepiniz günlerinizi nasıl geçirdiğinizi, gün içinde neler konuştuğunuzu az da olsa fark etmişsinizdir.

Yaşamdaki hareketlerimizin birçoğu döngülerle gerçekleşiyor. Çoğunlukla aynı tarzdaki olaylara benzer tepkiler veriyoruz. Bunu, verdiğimiz tepkiyi fark ettiğimiz ana kadar bu şekilde sürdürüyoruz. Cevaplarımızı gördüğümüz ve arkasındaki nedeni anladığımızda ise bir seçim hakkımız doğuyor.

Bu seçim ile yeniden bir dönüş alıp, bambaşka bir yola koyulmuş oluyoruz ve böylece seçtiğimiz yol da bize bambaşka bir hikâyenin baş rolünü almamızı sağlıyor.

Peki siz hangi hikâyenin içinde hapsolmuş durumdasınız? Bir sihirli değneğiniz olsaydı hangi hikayenin baş rolünde olmak isterdiniz?

Bir an düşündünüz… Hayaller kurdunuz ve aniden zihniniz saçmaladığınız yönünde bir uyarıda bulundu. Çünkü egonuz yani küçük çocuğunuz kendi bildiği kadarıyla sizi, öğrenilen tüm kuralların içinde, hayatta kalmanız için şimdi nerede iseniz, orda tutmak zorundadır. Bu yüksek bir yerden atlamamanız ve kendinize zarar vermemeniz için iyidir tabi hayatınızı daha kolay, daha sevgi oldu ve daha güvende yaşamak istiyorsanız.

Size bu peri masallarınız gerçek olabilir desem ne derdiniz? Aslında sihirli değneğinizin tekrar eden düşünce kalıplarınız ve bakış akışınız olduğunu, hayatımızın her gününün, inançlarımıza doldurulmuş zihnimizin bir yansıması olarak zaten an ve an vücut buldurduğunuzu söylesem?

Kimimiz kendimize vermediğimiz değer yüzünden bize bunu gösterip her gün hatırlatacak bir hayatın hikayesini özenle oluştururken; kimimiz hayatin ne kadar zor olduğunu kendimize kanıtlamak için üstlenecek birçok işler bulmakta.

Güzel haberse bunların hepsi neden oluyorsa, yine farklı bir nedenle değişebilir. Belki bir haftada belki bir yılda; ama siz değiştikçe hayatınızda değişmek zorundadır.

Peki siz yeni hikayenizin baş kahramanı olmaya hazır mısınız? O zaman hadi kendinize bir konu seçin.

Buna karar vermeden önce, son buluşmamızdan bu yana en çok nelerden bahsetmiş olduğunuzu hatırlayın.

Belki hep yanlış giden ilişkilerin içindesiniz. Aldatıldınız ya da aldattığınız bir ilişki paterni yaşıyorsunuz.

Hayatınızda hep arkanızdan vuran arkadaşlarınız oldu.

Paranın ne kadar da zor elinize geçtiği hakkında uzun uzun dert yanıyorsunuz.

Bir türlü istediğiniz gibi gitmeyen kariyeriniz için çok çalışıyorsunuz ama sonuç alamıyorsunuz.

Çevrenizdekilerin, kendilerini daha iyi hissetmeleri için elinizden geleni yapıyorsunuz ama kimsenin sizi düşünmediklerinden yakınıyorsunuz.

Kendinizi çok yalnız ve çevrenizden farklı hissediyorsunuz.

Kaosun içindeki hayatınız, beklenmedik olaylarla aksiyon içinde ilerlerken; siz ne kadar yorgun olduğunuzdan bahsediyorsunuz.

Başkalarının onayını almak için nasıl da canla başla onların beklentilere göre davranıyorsunuz; ama kıymetiniz bilinmiyor.

Bankada, trafikte, yolda, markette, her yerde en asabi insanlar size buluyor.

Ailenizden karşılıksız alamadığınız sevgi için ne kadar büyük bir çaba içerisindesiniz; ama anne ve babanız, kardeşiniz, kuzeniniz, komsunuzun çocuğu ne kadar hata yapsa da onu koruyor ve ona destek oluyor.

Bu ve benzeri birçok şeyleri konuşuyoruz, dertleşiyoruz. Üzülmeyin; çünkü nereden başlayacağınızı buldunuz! Süper! Artık konu başlığınız belli oldu!

Kaleminizi kağıdınızı alin!

Hadi biraz sihir yapalım!

İlk adımda konu başlığınızı seçtiniz. Ancak bu başlığa biraz şekil vermeniz ve sınırlarını belirlemeniz gerekir. Bu algımızın bizi odaklamasına yardımcı olacaktır.

Seçtiğiniz konu başlığı yeni bir iş ise, bu işi tanımlamanız da gerekiyor.  Aklınızdaki hedefin her ayrıntısını yazmanız gerekli. Madde madde hayalinizin resmini kelimelere dökün. Ancak bu detaylar için yavaş yavaş adımlar atmanızı tavsiye ederim. Zamanla sisteme alışmanızla birlikte, ne kadar uzağa gideceğinize karar vermeniz de daha kolay olacaktır. Şimdilik bulunduğunuz noktaya yakın bir hedefle başlayın.

Örnekle açıklayacak olursam:

Yepyeni bir iş hayal ediyorsunuz. Bu iş şimdiki kazancınızdan %200 fazla ve çalışma saatleri de neredeyse %50 az. Hedefinizi yazdınız, heyecanlısınız ve korkudan eser yok. Yukarıda bahsettiğim adımlarla başladınız. 1 hafta sonra maalesef derin bir üzüntü yaşamanız olasıdır. Bu derin hayal kırıklığınız sizi üzmekle kalmaz hayata, evrene, yaradılışa, yaşamın zorluklarına ve aklınıza ne geliyorsa hepsine karşı tepkili olmanıza da sebep olur.

Bu yüzden hedefinizin, şu an durduğunuz yerin sadece 1 adim ötesi olmasını tavsiye ederim. Bunun nedeni, gerçekleşemeyecek peri masalları değil; o masala ne kadar inandığınızla ilgilidir. Eğer birinden sürpriz bir çiçek almak ya da bir şekilde dondurma yemek istiyorsanız, bu istek bir şekilde sizi bulacaktır. Üstelik de hızlı bir şekilde. Çünkü bunlar, birçoğumuzun oldukça basit elde edebileceğimize inandığımız nesnelerdir.

Halbuki evrenin daha değerli  daha ucuz daha kolay daha zor gibi kavramları yoktur. Bu kavramlar geçmiş deneyimlerimizle her birimizde sübjektif olarak zamanla oluşur.

Bu yüzden de hedefiniz ne olursa olsun gerçekleşebilir. Önümüzdeki tek engel bu hedefin gerçekleşme ihtimaline ne kadar inandığınızdır.

Size bu yolda bir sonraki durağımıza kadar eşlik edecek bir yöntem vermek istiyorum.

“Hak ediyorum Egzersizi”

Bu egzersizi, kendinize seçmiş olduğunuz yeni hikayenize giden yolda, içiniz ne zaman daralsa ve kendinizi umutsuz hissetseniz yapmanızı tavsiye ederim. Detaylarıyla belirtmiş olduğunuz hedefinizin ayrıntıları aklınıza geldikçe zihninizdeki düşünceyi “hak ediyorum,” cümlesi ile tamamlayın.

Bu yazıda örneğimiz yeni bir iş olduğu için aynı örnekten gidelim. Aşağıda bu egzersizi nasıl uygulayacağınızla ilgili örnekler paylaşıyorum. Lütfen siz kendiniz oluşturmuş olduğunuz maddelerinizle kendi cümlelerinizi yapın.

“Daha iyi bir çalışma ortamını hak ediyorum.”

“Daha iyi ve anlayışlı insanlarla çalışmayı hak ediyorum.”

“…kadar kazanmayı hak ediyorum.”

“Kendime ve çevreme paramla destek olmayı ve parayı en güzel şekilde kullanmayı hak ediyorum.”

“İş saatlerimde rahatça kahvemi içip, iş arkadaşlarımla sohbet edebilecek molaları hak ediyorum.”

“İş yerimdeki çalışma saatlerimin belirli olmasını ve evime huzurla gidebilmeyi hak ediyorum.”

“Yaptığım işin hakkının verilmesini ve emeğimin takdir edilmesini hak ediyorum.”

“İş yerimde olduğum gibi kabul görülmeyi ve sevilmeyi hak ediyorum.”

Umarım her biriniz bir sonraki yazımda buluşana kadar hedefini belirlemiş ve bu ayın egzersizlerini yapmış olursunuz. Unutmayın, sizler daha pozitif bir alanda kaldığınız ve ilerlediğiniz sürece etrafınızdaki insanları da bu etki alanına alıyorsunuz. Daha güzel bir dünya için önce kendinizi sonra da çevrenizi iyileştirmeniz mümkün…

Bir dahaki sefere kendi masallarımızda buluşmak üzere.

Sevgiler.

Ece D.

Yazar Ece D.

.." Ece D. Türkiye'de doğmuştur, 9 yıldır Avrupa'da yaşayan bir anne ve bankacıdır. Kişisel gelişim yolculuğunun 15 yıl sonrasında uluslararsı sertifikalı olarak profesyonel bir yola doğru evirilince, o gün bu gündür danışanlarının arayıp da bulamadıkları cevapları bulmalarına ya da bulmaktan korktukları yanıtlarla ilişkilerini düzeltmelerine yardımcı olmaktadır.Hedef Koçu, Kundalini Reiki Master, NLP ve EFT Uzmanidir.Ayrıca uyanisim.net internet sitesi ve @uyanisim.comm instagram hesabının sahibidir. "..

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum

DANTEL DÜKKANI

Kelebeklerin Dansı