in

“Ya Başka Bir Hayat Mümkünse” isimli kitabın yazarı Sevil Çevirgen ile keyifli bir röportaj yaptık.

Ya Başka Bir Hayat Mümkünse” isimli kitabın yazarı Sevil Çevirgen ile keyifli bir röportaj yaptık. Sevil Hanım bize kendinden, kitabından, hayattaki tutkularından bahsetti. Keyifli sohbetin detaylarını yazımızda okuyabilirsiniz.


  • Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

-Tabii ki. Ben Sevil Çevirgen, Ankara’da yaşıyorum. Evliyim ve bir oğlum var.

Hayatım iki bölüm gibidir aslında. Yıllarca kurumsal alanda ilaç sektöründe çalıştıktan sonra oğlumun doğumu ile birlikte yazma işlerine ağırlık verdim. Yazmaya blogger olarak başladım. “Düş Tasarımcısı” isminde kişisel bir bloğum var. Ayrıca “annebebek” dergisinde düzenli olarak yazıyorum.

Ve yakın zamanda da “Ya Başka Bir Hayat Mümkünse” isimli kitabımı çıkardım.

Kurumsal şirkette çalışırken de sürekli yazardım, günlük tutardım kendi kendime. Ayrıca özellikle fotoğrafçılık, heykel, çömlek gibi uğraşlarla sanatın içinde yer aldım yani sanat hayatımın her zaman vazgeçilmez bir parçasıydı.

  • Yazmak sizin için ne ifade ediyor? Yazmaya ilginiz olduğunu ne zaman keşfettiniz?

-Çok şey ifade ediyor aslında. Tüm yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı, konuşamadıklarımı ve zihnimin içindekileri yazarak ifade edebiliyorum ben. Yani benim için yazmak varoluşsal bir mesele!

Yazmaya ilgim olduğunu ortaokuldaki Türkçe Öğretmenim Şükran Hanım sayesinde keşfettim diyebilirim. Kompozisyon yarışmaları düzenler ve bana ödüller verirdi. O benim yazdıklarımı beğenerek beni daha o yaşlarda cesaretlendirdi aslında. Kendisine her zaman minnettarım.

  • Çevrenizdeki insanlardan yazarlığınız hakkında nasıl tepkiler alıyorsunuz?

-Özellikle kitap çıkardıktan sonra çok olumlu tepkiler aldım çevremdeki insanlardan. Eserimden etkilendiklerini söyleyen okurlarımdan da çokça mesaj aldım. Öyle yüreklendirici ve destekleyici mesajlar geldi ki ne kadar duygulandığımı tahmin edersiniz. “Devam et, sakın durma!” diyenler çoğunluktaydı ve tabii ki bu benim için inanılmaz bir motivasyon kaynağı oldu.

  • “Ya Başka Bir Hayat Mümkünse” isimli kitabınızı yazmaya nasıl karar verdiniz? Kararınızı desteklemek için nasıl adımlar attınız? Kitap yazmak ile ilgili bir hayaliniz ve ya hali hazırda bir kitap projeniz var mı? Bu amaçla yaptığınız çalışmalar neler?

-Kitap yazmak hep hayalimdi, sürekli notlar tutuyordum günlüğüme. Ama sıkıştığım çok daraldığım bir dönemde çıktı bu kitap. Yazmazsam delireceğim dediğim bir sürecin içinde aniden başladı.

Bir gün kuaföre gitmiş orada sıramı beklerken birden kitabın giriş cümlesi ve konusu aklıma geldi, öyle birdenbire. Yani ilginç bir ilham noktası ama öyle oldu gerçekten.

Eve gelip hemen yazmaya başladım saatlerce yazdığımı hatırlıyorum. Sonrasını ise pandemi döneminde evde mecburen oturduğumuz dönemde tamamladım.

Her gün yazmak çok önemli ne olursa olsun yazmak… Ben de öyle yaptım. Bu zorlu bir süreçti çünkü olay örgüsü ve karakterleri oluşturmak, oturtmak epey zamanımı aldı. Aynı süreçte öykü yazma teknikleri ile ilgili çok fazla kitap okuyup, yayın takip ederek kendimi geliştirdim.

Evet başka kitap projelerim var şu an onların üzerinde çalışıyorum. Bir masal kitabı ve bir de öykü kitabı çıkarmayı hedefliyorum. Ama yoğun ve koşturmalı, kalabalık bir hayatın içindeyim hep. Bu kalabalıkta yalnız zamanlar oluşturuyorum kendime her gün ve sürekli yazıyorum. Doğru zamanda bu çalışmalarım da okuyucularla buluşacaktır elbette.

  • Bize biraz kitabınızdan bahseder misiniz? Kitabınızın isminin çıkış hikayesi nedir? Kitapta vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

-Kitabımın adı “Ya Başka Bir Hayat Mümkünse”. Hem fantastik hem kişisel gelişim ögeleri barındıran 92 sayfalık kısa bir roman. Bir genç kızın arayış hikayesini anlatıyor özünde.

Haksunag Gezegeni’nde yaşayan Mira isminde genç bir kızın yaşamı sorguladığı bir sırada yazar Pirigori Garanarga ile karşılaşması ve ondan aldığı notlarla tüm yaşamının değişmesini konu eden bir kitap.

 Yazarın ortadan kayboluşu, Mira’nın bu yolda tanıştığı insanlar, hepsi onu farklı bir yola sürüklüyor. Ve sürpriz bir finali var kitabımın söylersem spoiler olur o nedenle bu sonu okuyanların değerlendirmesini isterim.

Mira bu yolculuğun daha en başında kendi kendisine sorar: “ Başka bir hayat mümkün mü acaba?” diye. İşte kitabın isminin çıkış noktası da buradan geliyor.

Miranın yolculuğu hepimizin yolculuğu  aslında. Yolda ne kadar yorulsakta, pes etsekte, kaybolsakta tünelin sonundaki ışığa el ele vererek ulaşabilmemiz mümkün.

  • Hayattaki en büyük tutkunuz nedir? Yazarlık sizce bir tutku mudur?

-Tutkular değişkendir benim için. Yaşla birlikte biçimlenir çünkü. Oğlumu bu sıranın en başına koyarsak diğer tutkularımdan biri gençliğimden beri fotoğraf çekmekti mesela. Sonrasında yerini yazı yazmak aldı ve başköşeye oturdu. Yazmak benim için bir terapi ve kendimi dengede tutma eylemi oldu.

Bu nedenle yazmak kesinlikle bir tutkudur insanı ele geçiren aynı zamanda da insana çok iyi gelen.

Aslında hayatın kendisi yani yaşamak bir tutkudur başlı başına. Hakkını vermek lazım!

  • Yazarken ilham aldığınız şeyler nelerdir? Günlük yaşamınızda yaratıcılığınızı beslemek için neler yapıyorsunuz?

-İlham dediğimiz şey bana birden gelir. Otururken, yemek yaparken ya da araba kullanırken belli olmaz bu. Ama mutlaka yalnızken gelir çünkü ilham yalnız insanları sever bence.

Genelde iyi bir gözlemciyimdir sadece seyrederim ve beynimde fotoğrafik bir görüntü oluştururum. Okuduğum kitaplar, izlediğim filmler, konuştuğum herkes bende bir şeyleri tetikler ve nerede olursam olayım hemen durup not alırım, sesimi kaydederim falan.

Bir de sezgileri çok güçlü bir insanım bu nedenle gördüğüm rüyaları ve hislerimi de yazılarıma eklerim mutlaka.

  • Yazmaya meraklı gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

-Sıkıştıklarında, kafaları karışık olduğunda, konuşamadıklarında yazsınlar hep yazsınlar. Yazmak hem yetenektir hem de sürekli yazarak gelişebilen bir eylemdir. O nedenle günde 1 sayfa ya da en az yüz kelime de olsa yazsınlar.

Kişi içten içe yazmaya eğilimi olduğunu ve yetenekli olduğunu hisseder. Bu his varsa bunun üstüne gitsinler. Yazmaya kişisel bir blog açarak başlayabilirler hem birçok blogger, dost edinirler hem de kendilerine ait özel bir yazma alanları olur ve yazılarını herkesle paylaşabilirler.

Bu yolda zorluklar olur ama pes etmek yok. İçlerindeki bu yazma dürtüsüne sahip çıksınlar. Yazdıkça, aktardıkça daha iyi hissedecekler ve eminim kendilerini daha iyi tanıyacaklardır.

Genç arkadaşlarımıza verebileceğim tavsiyeler bunlar.

*Kukumav Dergisi ailesine dahil olma hikayenizi öğrenebilir miyiz?

-Derginizi Pusula kitabının yazarı arkadaşım Gamze Okutan’dan öğrendim ilk önce. Sağ olsun dergide yazmak ister misin diye sordu bana. Ben yoğunluktan onun bu güzel teklifini kabul edemedim maalesef. Ardından yine derginizde görev alan ve kitabım aracılığı ile tanıştığım sevgili Şüra Akgüneş tekrar aynı teklifte bulundu ben de yine zamansızlıktan dolayı kabul edemedim ama sonra Şüra bir röportaj teklifi ile gelince kabul ettim. Kendisine teşekkür ediyorum.

*Okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

-Değerli okurlarınıza öncelikle “Merhaba” demek isterim.

 Hepimizin sıkıldığı, yorulduğu zamanlar oluyor ve bazen bir cümle günümüzü aydınlatabiliyor.

Ben de sevgili okurlarınıza kitabımın hem içinde hemde arka sayfasında yer alan cümlelerle veda etmek isterim.

“Yağmurun yağışını duyumsa.

  Yaprağın kıpırdanışını gör.

  Karıncanın yaşama gücünü fark et!

  Hepsi sana devam etmen gerektiğini fısıldıyor.”

Ve ayrıca siz değerli Kukumav Dergisi ekibine, bu güzel röportaj aracılığı ile derginizde bana da yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Sizlerle birlikte olmak çok güzeldi.

Dilerim ki derginiz yayın hayatında çok daha güzel yerlere gelir ve daha birçok okuyucuya ulaşır. Sevgilerimle…

Seyhan YÖNLÜ

Yazar Seyhan YÖNLÜ

Seyhan Yönlü, 1988 Adana doğumlu. Lisans eğitimini Erciyes Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamlanmıştır. İstediği eğitimi alamaması sebebiyle Çağ Üniversitesindeki yüksek lisans eğitimini yarıda bırakmış öğretmenliğe başlamıştır. Hareketliliği ve yeniliği sevmesi onun özel sektörde çalışmasına neden olmuştur. Halende devam etmektedir. Çağdaş dönem edebiyat, psikoloji ve feminizm üzerine okumalar, araştırmalar yapmaktadır.Ayrıca;
Imperial College London   Coaching Skills for Learner-Centred Conversations
Differentiated Teaching – Oxford
Yaratıcı Yazarlık Eğitimi- İstanbul Üniversitesi
Eğitimleri almıştır.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

4 Yorum

  1. Sevgili Arkadaşım Sevil’in Ya Başka Bir Hayat Mümkünse isimli kitabını okuyan biri olarak herkese tavsiye ederim. Ben çok keyif alarak, çok tat alarak okudum. İyi ki, okumuşum dedim. Başarılarının devamını diliyorum.

Değerler Eğitimi

İSTANBUL’DA ÇOCUKLA GEZİLECEK YERLER